Pestisitler modern tarımın en yaygın araçlarından biri. Ancak zararlıları kontrol etmek için kullanılan bu kimyasallar, onları uygulayan insanlar için de ciddi bir sağlık riski oluşturuyor. Frontiers in Public Health dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu riskin bugüne kadar tahmin edilenden çok daha büyük olabileceğine işaret ediyor. Araştırmaya göre her yıl dünya genelinde 402–433 milyon istem dışı akut pestisit zehirlenmesi gerçekleşiyor. Bunların yaklaşık 11 bini ölümle sonuçlanıyor.
Wolfgang Boedeker, Meriel Watts, Peter Clausing ve Emily Marquez tarafından yapılan çalışma, 2006–2023 yılları arasındaki bilimsel yayınları ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ölüm verilerini bir araya getiriyor. Araştırmacılar 62 ülkeyi kapsayan 214 bilimsel makaleyi incelemenin yanı sıra, 77 ülke için de WHO Ölüm Veritabanı’ndan yararlandı. Böylece toplam 139 ülkeye ilişkin veriler değerlendirmeye alındı.

Her İki Çiftçiden Biri
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, pestisit zehirlenmelerinin özellikle tarım çalışanları üzerindeki yükü. Dünya genelinde yaklaşık 934 milyon kişilik bir tarım çalışanı nüfusu üzerinden yapılan hesaplamaya göre, her yıl çiftçilerin ve tarım işçilerinin yaklaşık yüzde 46’sı akut pestisit zehirlenmesi yaşıyor. Araştırmacıların farklı veri kalitesi senaryolarını hesaba kattığı duyarlılık analizinde tahminler 402 milyon ile 433 milyon arasında değişiyor. Buradaki “akut zehirlenme”, pestisite maruz kaldıktan kısa süre sonra ortaya çıkan sağlık etkilerini ifade ediyor. Çalışmada kullanılan sınıflandırmada, akut pestisit zehirlenmesi şüpheli veya doğrulanmış pestisit maruziyetinden sonraki 48 saat içinde ortaya çıkan hastalık ya da sağlık etkileri olarak tanımlanıyor. Baş ağrısı, bulantı gibi daha genel belirtiler de bu kapsamda değerlendirilebiliyor.
Ancak araştırmacılar, verilerin ülkeler arasında aynı yöntemlerle toplanmadığı konusunda uyarıyor. İncelenen tarım çalışanları araştırmalarının önemli bir bölümü zehirlenme belirtilerini kişilerin kendi bildirimlerine dayanarak belirliyor. Çalışmaların yarısından fazlasında maruziyetin hangi zaman aralığında gerçekleştiği açıkça belirtilmiyor. Bu nedenle küresel tahminler kesin bir sayıdan çok, mevcut veriler üzerinden oluşturulmuş bir aralık olarak değerlendirilmeli.
En Yüksek Zehirlenme Asya’da
Akut pestisit zehirlenmelerinin tahmini sayısı Güney Asya’da en yüksek. Onu Güneydoğu Asya ve Doğu Afrika izliyor. Ülkeler arasında ise en yüksek tahmini oran Burkina Faso’da; burada tarım çalışanlarının yüzde 84’üne kadarının akut pestisit zehirlenmesinden etkilenmiş olabileceği hesaplanıyor. Araştırmacılar ülkeler arasındaki farkların yalnızca pestisit kullanımından değil, veri toplama yöntemleri ve sağlık sistemlerinin zehirlenmeleri kaydetme kapasitesinden de kaynaklanabileceğini vurguluyor.
Ölümler açısından da Güney Asya öne çıkıyor. Araştırmanın küresel tahmini yılda 11.413 ölüm düzeyinde. Hindistan ise dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Çalışmada Hindistan hükümetinin 2021 yılına ilişkin verilerinde 7.805 pestisit zehirlenmesine bağlı ölüm bildirildiği belirtiliyor. Araştırmacılar bu ölümlerin önemli bir bölümünün mesleki maruziyetle ilişkili olabileceğini, ancak Hindistan'ın bu verileri WHO Ölüm Veritabanı'na aynı ayrıntıyla aktarmadığını ve mesleki zehirlenmelerin ayrıca belirtilmediğini söylüyor.
Pestisit Kullanımı İki Katına Çıktı
Riskin büyümesinde pestisit kullanımındaki artış da önemli bir unsur. Çalışmaya göre dünyada pestisit kullanımı 1990’da yaklaşık 1,8 milyon tondan 2023’te 3,8 milyon tona yükseldi; başka bir deyişle otuz yılı aşkın sürede iki katından fazla arttı. Aynı dönemde kullanım Amerika kıtalarında yüzde 210, Afrika’da yüzde 185 artarken Avrupa’da yüzde 5 azaldı. Araştırmacılara göre kullanım miktarındaki bu büyük artış, dünya genelinde daha fazla tarım çalışanının pestisitlere maruz kalmasına veya aynı çalışanların daha sık maruz kalmasına yol açmış olabilir.
Üstelik akut zehirlenmeler, pestisitlerin sağlık üzerindeki etkilerinin yalnızca görünen kısmı olabilir. Araştırmacılar akut maruziyetlerin, uzun vadede ortaya çıkabilecek sağlık etkilerine ilişkin önemli bir gösterge olabileceğini belirtiyor. Buna karşın çalışma, kanser gibi kronik hastalıkları veya uzun dönemli sağlık sonuçlarını küresel tahminlere dahil etmiyor.
Çocuklar da tablonun dışında kalan önemli bir grup. Tarımda çalışan yaklaşık 84 milyon çocuğun pestisit maruziyetinin etkileri bu araştırmanın kapsamına alınmadı. Dolayısıyla ortaya konan 402–433 milyonluk tahmin, pestisitlerin toplum üzerindeki toplam sağlık yükünü ifade etmiyor.
Türkiye’de Risk Göz Ardı Edilemez
Araştırmanın 2019–2023 dönemindeki taramasına Türkiye de dahil edildi. Türkiye, çalışmanın güncellenen ikinci inceleme döneminde veri eklenen dört ülkeden biri oldu. Ancak araştırmanın ana metninde Türkiye için küresel tahminlerde kullanılan bağımsız bir ulusal zehirlenme oranı yayımlanmıyor. Bununla birlikte çalışmaya dahil edilen araştırmalar arasında Türkiye'deki tarım çalışanlarına ilişkin önemli bir çalışma bulunuyor. Çevik, Özdemir ve Arı tarafından 2020’de yayımlanan araştırmada, Balıkesir’in Karacabey ilçesinde sebze ve meyve yetiştiren 565 çiftçi incelendi. Çiftçilerin 64’ü, yani yüzde 11,3’ü, akut pestisit zehirlenmesi yaşadığını bildirdi; bu kişilerin yüzde 75’i belirtiler nedeniyle bir sağlık kuruluşuna başvurdu. Türkiye’deki araştırmanın tam metni
Araştırmada akut zehirlenme riskiyle ilişkili faktörler arasında okuryazar olmamak, 14 yıl veya daha az tarım deneyimine sahip olmak, pestisit etiketlerini okumamak ve sıvı pestisitlerle temas etmek öne çıktı. Etiketleri okumayan çiftçilerde riskin daha yüksek olduğu belirlendi. Ancak bu çalışma Karacabey’deki belirli bir çiftçi grubuna yönelik olduğundan, sonuçların Türkiye’deki tüm çiftçilere genellenemeyeceği özellikle dikkate alınmalı.
Sorun Yalnızca Zehirlenme Değil
Pestisitlerle temas çoğunlukla hazırlama ve uygulama sırasında gerçekleşiyor. Bunun yanında ilaçlanmış bitkilere, ekipmana veya kirlenmiş giysilere temas da maruziyet yolları arasında. Çiftçiler çoğu zaman aynı kimyasallara sezon boyunca tekrar tekrar maruz kalıyor.
Üstelik akut zehirlenmelerin tamamı sağlık sistemine ulaşmıyor. Araştırmacılar; sağlık hizmetlerine erişim sorunları, tedavi masrafları, ulaşım güçlükleri, işten izin alamama, sigortasızlık ve belirtilerin başka hastalıklarla karıştırılması gibi nedenlerle vakaların önemli bölümünün kayıtlara girmeyebileceğini belirtiyor. Bazı ülkelerde zehirlenmeler için merkezi ve zorunlu bir bildirim sisteminin bulunmaması da tabloyu daha da belirsizleştiriyor.
Bu nedenle araştırmacılara göre yapılması gereken yalnızca kişisel koruyucu ekipman kullanımını artırmak değil. Öncelik, yüksek derecede tehlikeli pestisitlerin (HHP) aşamalı olarak kullanım dışı bırakılması, daha güvenli alternatiflere geçiş ve ülkeler arasında karşılaştırılabilir zehirlenme izleme sistemlerinin kurulması. FAO Konseyi de 2006’da yüksek derecede tehlikeli pestisitlerin aşamalı olarak yasaklanmasını gündeme getirmişti.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, pestisit meselesinin yalnızca tarımsal üretim ya da gıda güvenliği başlığı altında değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Tarlada kullanılan kimyasalların maliyeti, ürün veriminden çok daha geniş bir alana, çiftçilerin sağlığına, çalışma kapasitesine ve kırsal toplulukların yaşamına uzanıyor. Dünya genelinde her yıl yüz milyonlarca akut zehirlenme vakasının ortaya çıkması, pestisit maruziyetinin artık münferit iş kazaları değil, küresel ölçekte ele alınması gereken bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösteriyor.
Zehirsiz Sofralar Platformu
Pestisit Zehirlenmeleri Artıyor
Dokuz Zehir Daha Yasaklandı
Yasaklı Pestisitler Hâlâ Soframızda
Avrupa Pestisite Veda Ediyor