Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) Silah Transferleri Programı araştırmacıları Zain Hussain ve Pieter Wezeman, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik son saldırılarının ardından Ortadoğu'daki silah ithalatının ve küresel savunma taleplerinin nasıl şekillendiğini mercek altına aldı.
SIPRI'nin 9 Mart 2026'da yayımlanan son raporuna göre, 2021–2025 döneminde büyük silah transferlerinin hacmi bir önceki beş yıllık döneme kıyasla yüzde 9,2 oranında arttı; bu, 2011–2015'ten bu yana kaydedilen en büyük artış oldu. Ortadoğu ülkeleri, 2021–2025 yılları arasında uluslararası silah transferlerinin yüzde 26'sını alarak Avrupa ile Asya-Okyanusya'nın ardından dünyanın üçüncü büyük silah alıcısı konumuna geldi. Bu ithalatların yarısından fazlası ABD'den karşılandı; İtalya, Fransa ve Almanya ise diğer başlıca tedarikçiler arasında yer aldı.

Körfez'de Silahlanma Yarışı
İran ile yaşanan gerilimler, Körfez ülkelerinin silah alımlarını doğrudan tetikledi. Küresel silah ithalatında en büyük payı alan ülkelerin başında Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) geliyor. Bölge ülkelerinin ithalatında en büyük pay yüzde 54 ile ABD'nin olsa da, Avrupalı tedarikçiler de pazarda giderek güçleniyor. Suudi Arabistan dünya genelinde üçüncü büyük silah ithalatçısı olurken Katar dördüncü, Kuveyt ise dokuzuncu sıraya yükseldi. Katar'ın silah ithalatı iki dönem karşılaştırmasında yüzde 106 artış gösterdi; bu ithalat ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya'dan temin edilen savaş uçaklarını kapsıyor. Fransa, uzun süredir bölgenin en büyük üçüncü tedarikçisi konumundayken; İtalya, özellikle Kuveyt ve Katar'a yaptığı yoğun ihracat sayesinde Ortadoğu'daki pazar payını neredeyse dört katına çıkararak yüzde 12'ye ulaştırdı. Almanya ise ithalatın yüzde 7,3'ünü karşıladı.

ABD'nin Değişmeyen Hâkimiyeti
ABD, küresel silah ihracatçıları arasındaki liderliğini koruyarak toplam ihracatın yüzde 42'lik payını elinde bulundurdu. Wezeman bu tabloyu şöyle değerlendiriyor: ABD silahları ithalatçılara hem ileri teknoloji hem de Washington ile güçlü ilişkiler kurma imkânı sunuyor; ABD ise silah ihracatını hem bir dış politika aracı hem de iç sanayisini güçlendirme yöntemi olarak kullanmayı sürdürüyor.
İsrail İthalata Bağımlı
İsrail her ne kadar hava savunma sistemleri, insansız hava araçları ve istihbarat ekipmanlarında gelişmiş bir yerli savunma sanayisine sahip olsa da, SIPRI verileri ülkenin dışa bağımlılığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. 2021-2025 döneminde dünyanın en büyük 14. silah ithalatçısı olan İsrail, sahip olduğu aktif savaş uçaklarının tamamı dahil olmak üzere birçok kritik kapasitede ABD'ye bağımlılığını sürdürüyor. İsrail'in son beş yıldaki büyük silah ithalatının yüzde 68'i ABD'den, yüzde 31'i Almanya'dan ve yüzde 1,3'ü İtalya'dan gerçekleşti.
Rusya ve Çin'in Değişen Rolü
Bölgedeki en dikkat çekici değişim ise eski tedarikçilerde yaşandı. Bir zamanlar Ortadoğu'nun en büyük ikinci silah tedarikçisi olan Rusya'nın bölgeye ihracatı son beş yılda yüzde 98 oranında geriledi. Çin ise pazara nüfuz etme çabalarına rağmen bölge ithalatından sadece yüzde 0,3 pay alabildi. Öte yandan, bölgesel bir güç olan İran'ın küresel silah ithalatındaki payı ise sadece yüzde 0,05'te kaldı. Araştırmacı Zain Hussain bu durumu, uzun yıllar süren BM ambargolarına ve bunun sonucunda İran'ın füze ve dron gibi alanlarda yüksek düzeyde kendi kendine yeterlilik sağlamasına bağlıyor.
Tedarik Zinciri
İran çatışmasının küresel silah pazarına en büyük etkisinin ise tedarik zincirlerinde yaşanması bekleniyor. SIPRI Uzmanı Pieter Wezeman, İsrail, ABD ve Körfez ülkelerinin İran'dan gelen binlerce füze ve dronu engellemek için yoğun miktarda hava savunma füzesi tükettiğine dikkat çekiyor. Bu tüketim hızının ABD'nin mühimmat stoklarını zorlayacağını belirten Wezeman, tabloyu şöyle değerlendiriyor: "ABD'nin kendi güçlerinin ihtiyaçlarına ve kendi stoklarını yenilemeye öncelik vermesi kuvvetle muhtemel. Bu durum, hassas güdümlü füzeler, dronlar ve hava savunma sistemlerinin ihracatını yavaşlatacaktır. Avrupa’da bu silahları yeterli miktarda üretecek kapasite şu an bulunmuyor.”
Kaynak: SIPRI Topical Backgrounder, Mart 2026