Meksika’nın yeni devlet başkanı Andrés Manuel López Obrador 1 Aralık 2018’de yemin ederek göreve başladı; 64 yaşındaki Obrador’un ilk icraatlarından biri Maya dünyasını keşfetmek ve yeniden canlandırmak adına 1.500 kilometrelik demiryolu hattı projesi oldu. Projeye göre, Meksika körfezinden yola çıkacak tren Cancun’a uğradıktan sonra Karayipler’in turkuaz renkli sularını takip edecek, arkeolojik sit alanlarından Chichen Itza ve Calakmul’a uğradıktan sonra yok olmaya yüz tutmuş tropikal ormanlarıyla eski Maya şehri Palenque peronlarına yanaşacak.

Altı milyar avroya mal olması öngörülen (yaklaşık 36 milyar lira) projenin, Maya medeniyetini keşfetmek isteyen milyonlarca turisti çekmesi bekleniyor. Başkan Obrador’un deyimiyle, gelen turistler yalnızca Karayipler’in denizinden değil, ülkenin ekolojik kültürel zenginliğinden de tadacak. Üstelik iş olanaklarından faydalanacak yoksul kişilerin daha konforlu ve ucuza seyahat edeceği de vaat edilenler arasında.

Başkanlık uçağını satacağını açıklamasıyla Türkiye kamuoyunun da dikkatini çeken Meksika’nın yeni lideri 16 Aralık’ta Palenque kentinde yerlilerin dinsel ritüeline katıldıktan ve geleneklere uygun bir şekilde Toprak Ana’dan “izin aldıktan” sonra projenin ilk tuğlasını koydu bile.

“Bölgenin gelişim planının ayrılmaz bir parçası” olarak lanse edilen proje, soyutlanmış şekilde yaşayan birçok yerli kabileyi de dış dünyaya açacak. Hatta sırf yerli kabilelerinin inşaata engel olmaması için kamuoyu yoklamaları yapıldı; açıklamalara göre halkın yüzde 89’u projenin hayata geçirilmesinden yana...

Kitle Turizmi Mi Doğa Hakkı Mı?

Buna karşın Meksika’daki 100 bilim insanı her ne kadar otoyola nazaran trenden yana tavır alsalar da ülkenin güneydoğusundaki beş eyaletten (Tabasco, Campeche, Yucatán, Quintana Roo ve Chiapas) geçecek demiryolu projesinin yol açacağı olumsuz etkiler nedeniyle kaygılı... 19 Kasım’da Obrador’a hitaben mektup kaleme alan uzmanlar bu nitelikteki bir projenin kısa, orta ve uzun vadede geniş kapsamlı ekolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel etkilerinin ön incelemesi yapılmadan gerçekleştirilmemesini savunuyor. Projenin yerel kabileler, ekosistem (su kaynakları, hayvan ve bitki türlerinin korunması vb.) ve kültürel miraslar üzerindeki olası olumsuz etkilerinin analiz edilmesini talep ediyor.

Kaygıların başında su kaynakları geliyor. Uzmanlar Yucatán Yarımadası ve güneydoğudaki Calakmul su rezervlerinin ormansızlaştırma ve yer altı suyu kullanımı nedeniyle tehlikeye gireceği kanısında. Dünyanın en büyük mağarasını oluşturan Sac Antun ile Dos Ojos su altı mağaraları da projeden etkilenebilecek ana bloklar arasında. Yer altındaki su tabakalarının (akifer) da trenlerin ve demiryolu ağının ağırlığını kaldıramayabileceğinden endişe ediliyor. Ekosistem için büyük öneme sahip bölgedeki akiferler, dünyadaki en büyük tatlı su depolama alanlarından birini oluşturuyor ve ağaç kökleri bu sudan besleniyor. Dolayısıyla tüm orman ve Yucatán Yarımadası’nın geleceği için hayati öneme sahip.

Jaguarlar Tehlikede

Demiryoluna hayvan hakkı savunucularından da itiraz var. Tren yolunun yapılmasıyla beraber bölgeye has, nüfusu yaklaşık 2 bine ulaşan jaguarların tehlike altına girmesi kuvvetle muhtemel. Hükümet yetkilileri her ne kadar doğa dostu bir demiryolundan söz etse de projenin ilk hali, tren yolunun yaklaşık bin jaguarın yaşadığı ormanlık Petén Havzası Calakmul’da yapılmasını öngörüyor. Altını çizmek gerekir ki, Amazon Ormanları’ndan sonra dünyadaki en büyük jaguar nüfusu bu bölgede bulunuyor.

Uzmanların görüşüne göre Maya Treni, jaguarların yurtlarının içine bir tür fiziksel bariyer inşa etmek gibi olacak; zira avlanma ve üreme gibi ihtiyaçlarını giderebilmek için jaguarlar 30 ila 50 kilometre arasında yaşamsal alana muhtaç. Üstelik bir taraftan diğer tarafa geçilmesini kısıtlayan bir “bariyer” konulması durumunda jaguarlar sadece kısıtlı bir alanda kendi “akrabalarıyla” çoğalabilecek. Bu durum yaşamsal şartlarını biyolojik olarak artıracak genetik değişime sahip olma şansları kaybetmelerine yol açabilir. Bu da yakın gelecekte jaguarların hayatta kalabilmelerini neredeyse imkânsız kılması demek.