Çin İnsanlı Uzay Programı, 16 Mart 2026'da Tiangong Uzay İstasyonu'nda görevli Shenzhou-21 ekibi 7 saatlik bir uzay yürüyüşü daha tamamladığını duyurdu. Beijing saatiyle 19.35'te kapıyı kapatan taykonotlar Zhang Lu, Wu Fei ve Zhang Hongzhang, istasyonun robotik kolu ve yer kontrol merkezi desteğiyle çeşitli donanım kurulum ve bakım işlemleri gerçekleştirdi. Bu, pek çok kişi için sıradan bir haber gibi görünebilir. Ama büyük resme bakıldığında, bunun aslında Çin'in 30 yıllık bir planının olağan akışı olduğu anlaşılıyor.

Pekin Uzay Kontrol Merkezi'nden 9 Aralık 2025 tarihinde alınan bu ekran görüntüsü, Shenzhou-21 astronotu Zhang Lu'nun Çin'in yörüngedeki uzay istasyonu dışında uzay yürüyüşü gerçekleştirirken görüntüleniyor. Fotoğraf/Xinhua
PLAN 921 — BİR RÜYANIN BAŞLANGICI
Her şey 1992'de başladı. Tiangong programı, Çin'in uzay istasyonu hedefini resmi hale getiren "Proje 921-2" adıyla o yıl başlatıldı. Dönemin dünya konjonktüründe Çin, uzay alanında hem ABD'nin hem de Rusya'nın çok gerisindeydi. Ama Beijing bir hesap yapmıştı: Kendi insanlarını kendi istasyonuna göndermek, ulusal güç ve bilimsel bağımsızlık açısından stratejik bir zorunluluktu.
Yol uzundu ve hatalar da yok değildi. İlk prototip istasyon Tiangong-1, 2011'de fırlatıldı; 2012 ve 2013'te iki insanlı ve bir insansız toplam üç ziyaret gerçekleşti, ancak 2018'de kontrolsüz biçimde atmosfere geri döndü. İkinci prototip Tiangong-2 ise 2016'da fırlatılıp 2019'da düşürüldü. Her iki istasyon da tam anlamıyla bir uzay üssü değildi; asıl amaçları randevu, kenetlenme ve uzun süreli insanlı görev teknolojilerini test etmekti. Başarıyla test ettiler.

Çin uzay İstasyonu Tiangong 2021'den bu yana yörüngede.
Nihayet gün geldi. Çin, ABD'nin uzay araştırmalarındaki işbirliğini kısıtlaması ve Uluslararası Uzay İstasyonu programına katılımını engellemesi sonrasında Dünya yörüngesinde kendi uzay istasyonunu kurdu. Rusya'nın artık faal olmayan Mir Uzay İstasyonu model alınarak inşa edilen Tiangong'un ana parçası "Tianhe" (Göksel Uyum) çekirdek modülü 29 Nisan 2021'de, ilk laboratuvar modülü "Wentian" (Gökleri Aramak) 24 Temmuz 2022'de, ikinci laboratuvar modülü "Mengtian" (Gökleri Düşlemek) ise 31 Ekim 2022'de fırlatıldı. Planlamanın başlangıcından asıl istasyonun tamamlanmasına kadar tam 30 yıl geçti.
TIANGONG NEREDE?
Tiangong, yerden 340 ile 450 km yükseklikte alçak Dünya yörüngesinde bulunuyor. Basınçlı hacmi 340 metreküp olan istasyon, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yaklaşık üçte biri büyüklüğünde. Küçük ama genç ve teknolojik olarak daha modern bir yapı.
Çekirdek modüle laboratuvar modüllerinin eklenmesiyle "T" biçimli ana iskeletin kurulumu tamamlanan istasyon, uygulama ve geliştirme aşamasına geçti. İstasyona taykonotlar "Shenzhou" (Kutsal Gemi) mekikleriyle gönderilirken, ikmal malzemeleri "Tianzhou" (Gök Gemisi) mekikleriyle taşınıyor.

Tiangong'dan Yerküre'nin görünüşü.
Bilimsel üretkenlik açısından tablo etkileyici. İstasyon tam kapasiteye geçişinin ardından geçen iki yıl içinde 4 insanlı, 3 kargo ve 4 gemi dönüş görevi tamamlandı; 5 taykonot ekibi, toplamda 15 kişi uzun süreli yörünge görevi yaptı, 10 uzay yürüyüşü gerçekleştirildi ve uzay yürüyüşü için dünya rekoru kırıldı. 2024 sonuna kadar 181 bilimsel ve uygulamalı proje hayata geçirildi, yaklaşık 2 ton bilimsel malzeme istasyona taşındı, 300 TB'ı aşkın bilimsel veri elde edildi ve 500'den fazla yüksek düzeyli SCI makalesi yayımlandı.
KAÇ TAYKONOT, KAÇ GÖREV?
Çin Uzay Teknolojisi Grubu'nun resmi açıklamasına göre, 14. Beş Yıllık Plan döneminde (2021–2025) 20 insanlı uzay görevi tamamlandı; Shenzhou-12'den Shenzhou-20'ye kadar 9 insanlı gemi, Tianhe çekirdek modülü, Wentian ve Mengtian deney modülleri fırlatıldı; toplamda 23 taykonot, 27 ayrı görev çıkışı gerçekleştirdi.

Shenzhou-21 mürettebat üyeleri komutan Zhang Lu (ortada), Wu Fei (sağda) ve Zhang Hongzhang görülüyor.
Şu anda Tiangong'da görevde olan Shenzhou-21 ekibi istasyonun 7. uzun süreli yerleşim ekibi; 31 Ekim 2025'te fırlatıldı ve görevleri yaklaşık 6 ay sürecek. 2026 yılında ise Shenzhou-22 ve Shenzhou-23 görevleriyle mürettebat değişimi sürecek; Çin ayrıca Pakistan ile bir taykonot seçim ve eğitim iş birliği anlaşması imzaladı — bu, istasyonun ilk yabancı taykonotuna ev sahipliği yapacağının habercisi.
Aralık 2024'te taykonot Cai Xuzhe, 9 saatlik uzay yürüyüşüyle dünyada tek seferde uzay yürüyüşü için geçerli olan rekoru kırdı.

Liu Yang — Çin'in Uzaydaki İlk Kadını: 16 Haziran 2012'de Shenzhou-9 görevi kapsamında uzaya fırlatan Liu Yang, Çin'in uzaya giden ilk kadın taykonotu oldu Bu tarih aynı zamanda insanlık tarihinin ilk kadın kozmonotunun, Sovyet Valentina Tereshkova'nın uzay yolculuğunun tam 49. yıldönümüydü.
AY'A GİDEN YOL — CHANG'E PROGRAMI
Tiangong yalnızca başlangıç noktası. Çin'in gerçek uzun vadeli hedefi çok daha ileride. Chang'e programı, 2007'deki Chang'e-1 yörünge aracıyla başladı. Program; Ay yörüngesi, iniş, gezgin araç ve örnek toplama görevlerini kapsamakta olup asıl amacı insanlı bir Ay görevi için zemin hazırlamak.
Kilometre taşları sırayla şöyle geldi: Chang'e-3 2013'te Ay'a indi. Chang'e-4 ise 2019'da Ay'ın arka yüzüne inerek bunu başaran ilk araç oldu. Chang'e-5 ile 1976'dan bu yana getirilen ilk Ay örneği Dünya'ya ulaştı ve Çin, Ay'dan örnek getiren ABD ile Rusya'nın ardından üçüncü ülke oldu.
En büyük sürprizi ise Chang'e-6 getirdi: 2024'teki Chang'e-6 görevi, Ay'ın uzak tarafından örnekler topladı. Araştırmacılar bu bölgenin basalt ve farklı püskürük kayaçların karışımından oluştuğunu ortaya koydu. Bu, herhangi bir ülkenin Ay'ın daha önce hiç erişilemeyen bu bölgesinden ilk kez örnek aldığı andı.
2026'da Chang'e-7 görevi Ay'ın güney kutbunu hedef alacak. Bu bölge, kalıcı gölgeli kraterlerde bulunabileceği düşünülen su buzu nedeniyle stratejik öneme sahip. Görev; yörünge uydusu, iniş aracı, gezgin ve mini uçuş modülünden oluşacak. 2028'deki Chang'e-8 ise yerinde kaynak kullanımı teknolojilerini test edecek, Ay toprağından 3D tuğla baskısı gibi deneyleri gerçekleştirecek. ODTÜ tarafından yapılan resmi açıklamada, Çin'in 2028'deki Chang'e-8 Ay güney kutbu görevine Türkiye'nin dahil olacağı duyuruldu. ODTÜ liderliğinde, Zhejiang Üniversitesi, STAR.VISION ve CNSA iş birliğiyle geliştirilen "CHERI" (Challenging Environment Exploration Robot for Intelligence) adlı iki adet mikro keşif robotu görevde yer alacak. Her biri yaklaşık 5 kg ağırlığında olan bu otonom robotlar yapay zekâ destekli olacak.
İLK DENEMEDE BAŞARILI NARS GÖREVİ
Tianwen-1, Çin'in Mars'a gönderdiği ilk gezegenlerarası misyon olarak 23 Temmuz 2020'de Long March 5 roketi ile fırlatıldı. Yörünge uydusu, iniş modülü ve "Zhurong" gezgin aracından oluşuyordu; 14 bilimsel alet taşıyan araç, Güneş Sistemi'nde o güne kadar fırlatılan en ağır Mars sondaları arasında yer aldı. Tianwen-1'in tüm iniş sürecinde hızını sadece 9 dakika içinde saatte 20 bin kilometreden sıfıra indirmesi gerekiyordu. Mars'ın Dünya'ya uzaklığı iletişimde yaklaşık 20 dakikalık gecikmeye yol açtığından, iniş sürecine yeryüzünden hiçbir müdahale edilemiyordu; araç bu meçhul dokuz dakikayı tamamen bağımsız olarak geçirdi. Görev başarıyla sonuçlandı ve Çin, Mars'a yörüngeden girip hem iniş hem de gezgin konuşlandırabilen ikinci ülke oldu; dahası bunu ilk denemesinde başardı.
Tianwen-1 hâlâ Mars yörüngesinde aktif. Ekim 2025'te Mars yörüngesindeki Tianwen-1, Güneş sistemimiz dışından gelen yıldızlararası kuyruklu yıldız 3I/ATLAS'ın yüksek çözünürlüklü görüntülerini yakaladı. Bu, bir yıldızlararası nesnenin başka bir gezegenin yörünge aracı tarafından ilk kez bu kadar yakın fotoğraflanmasıydı.
Sıradaki Mars hedefleri de iddialı: 2028'de fırlatılacak Tianwen-3 ile Mars'tan kaya ve toprak örneklerinin Dünya'ya getirilmesi planlanıyor. Ve uzun vadede: Çin, 2033 yılına kadar Mars'a insanlı görevler düzenlemeyi ve orada kalıcı bir üs inşa etmeyi planlıyor.
ASTEROID VE KUYRUKLU YILDIZ
Mayıs 2025'te Long March 3B roketi ile fırlatılan Tianwen-2, Çin'in ilk asteroid örnek toplama ve Dünya'ya getirme görevini üstlendi. Görev, Güneş Sistemi'nin erken dönemlerine dair yeni ipuçları ortaya koymayı hedefliyor. Tianwen-2'nin ilk hedefi, "yarı-uydu" olarak tanımlanan nadir gök cismlerinden biri olan 2016 HO3 (Kamoʻoalewa) adlı yaklaşık 60 metre çaplı asteroiddir. Bilim insanları bu cismin Ay'dan kopmuş antik bir parçayı temsil edebileceğini düşünüyor. Araç bu asteroide Temmuz 2026'da ulaşacak ve robotik kol ile "dokun ve kaç" tekniği dahil birden fazla yöntemle en az 100 gram örnek toplamayı hedefliyor.

Çin Ulusal Uzay İdaresi'nin (CNSA) 1 Ekim 2025'te yayımladığı bu görüntü, Tianwen-2 sondası tarafından derin uzay yolculuğu sırasında çekilen Dünya fotoğrafını sunuyor. Sondanın robotik koluna monte edilen izleme kamerası tarafından elde edilen bu yeni görüntüde, uzakta parlayan mavi Dünya'nın önünde Çin'in beş yıldızlı kırmızı bayrağı ve beyaz dönüş kapsülü göze çarpıyor. Fotoğraf: CNSA/Xinhua.
İşin ikinci perdesi daha da ilginç: Örnekleri Dünya'ya bıraktıktan sonra Tianwen-2, ana asteroid kuşağında yer alan ama kuyruklu yıldız özellikleri gösteren gizemli "hibrit" gök cismi 311P/PanSTARRS'a yönelecek. Yani tek araç, hem asteroid örneklemesi hem de kuyruklu yıldız keşfi görevlerini birlikte üstleniyor.
AY ÜSSÜ — ILRS VE 2050 HEDEFİ
NASA'nın Lunar Gateway projesiyle Ay yörüngesinde bir istasyon kurmayı planladığı bilinirken, Çin çok daha somut ve yüzeye dönük bir vizyon ortaya koydu.
Önce insan: Çin İnsanlı Uzay Mühendisliği Baş Tasarımcısı Zhou Jianping, Kasım 2024'te Çin'in insanlı Ay iniş görevinin anahtar teknoloji geliştirme ve ayrıntılı tartışma aşamalarını tamamladığını ve projenin ilk model üretim aşamasına geçtiğini açıkladı. Yeni nesil insanlı gemi "Mengzhou", Ay yüzeyi iniş aracı "Lanyue", insanlı Ay gezgini ve Ay kıyafetleri dahil tüm ekipmanlar geliştirilme aşamasında.
Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu (ILRS) kapsamında, 2028'e kadar 3 keşif görevi ve 7 fırlatış planlanıyor. 2030-2040 döneminde Ay'da araştırma üssünün inşasına başlanacak; 2040-2050 döneminde ise ILRS, Mars, Venüs ve ötesindeki uzay görevlerini destekleyecek çok işlevli bir üsse dönüştürülecek. Bu projeye bugün itibarıyla Rusya, Güney Afrika, Tayland, Pakistan, Bahreyn ve Mısır dahil olmak üzere çok sayıda ülke katıldı; Çin 50 ülkeyi ortak etmeyi hedeflediğini açıklamıştı. Rusya Bilimler Akademisi Uzay Araştırmaları Enstitüsü (IKI) Direktörü Anatoly Petrukovich, Türkiye'nin ILRS programına katılmak için talepte bulunduğunu açıkladı. "Uluslararası Ay İstasyonu çerçevesinde diğer ülkeler de katılmayı planlıyor; örneğin Türkiye'den başvuru bulunuyor" dedi.
Üssün enerji ihtiyacı için de alışılmışın dışında bir çözüm masada: Çin ve Rusya, 2033-2035 yılları arasında Ay yüzeyine nükleer güç ünitesi yerleştirmeyi ciddi biçimde değerlendiriyor.
2050'YE UZANAN YOL HARİTASI
Çin Bilimler Akademisi, CNSA ve CMSA'nın ortaklaşa hazırladığı "Uzay Bilimi için Ulusal Orta ve Uzun Vadeli Kalkınma Planı (2024-2050)" üç ana aşamayı kapsıyor: 2024-2027 döneminde Tiangong faaliyetleri sürecek ve Chang'e programı genişleyecek; 2028-2035 döneminde ILRS'nin inşaatı başlayacak ve görev sayısı artacak; 2036-2050 döneminde ise Çin uzay araştırmalarında dünya lideri olmayı hedefliyor.
Çin Uzay Teknolojisi Grubu'nun genel tasarımcısı He Yu bu süreci şöyle özetliyor: "Shenzhou gemisi için hedefimiz her neslin bir öncekinden daha iyi olması; mükemmel ürünler yaratmak için çalışıyoruz."
1992'de kâğıt üzerinde başlayan bir rüya, 2022'de tam kapasite çalışan bir uzay istasyonuna dönüştü. O istasyon bugün bilim insanlarına ev sahipliği yapıyor, uzay yürüyüşü rekorları kırıyor ve yakında ilk yabancı taykonutu ağırlayacak. Ay'da kaya toplayan robotlar gönderildi, Mars'ta gezgin araç yürüdü ve asteroidlere doğru bir sonda yola çıktı.
Çin'in uzay programı artık "gelecekte bir gün belki" aşamasını çoktan geçti. Program şu an, tam hızla ilerliyor.
BİLGİ NOTU:
ASTRONOT, KOSMONOT, TAYKONOT, VYOMANOT
Uzay programı bir ülke için sadece bilimsel değil, aynı zamanda güç gösterisi. Bu nedenle astronot için her ulus farklı bir terim kullanıyor. Astronot, kosmonot, taykonot, vyomanot… Hepsi aynı işi yapıyor ancak farklı isimler taşıyor; çünkü bu terimler yalnızca birer meslek adı değil, birer egemenlik ve kimlik beyanı. "Astronot" Yunanca astron (yıldız) ve nautes (denizci) kelimelerinden türeyen "yıldız yolcusu" anlamına gelirken, Sovyetler aynı kökten gelen ama "evren yolcusu" anlamındaki "kosmonot"u tercih etti — Soğuk Savaş rekabeti dile bile sızmıştı. Çin ise kendi Çincesi taikong (büyük boşluk-uzay) ile Batı'dan ödünç aldığı -naut ekini birleştirerek "taykonot"u yarattı; onlarca yıl uluslararası uzay programlarından dışlanan bir ülkenin hem bağımsızlığını hem de kendi geleneğini yansıtan hibrit bir kelime. Çin resmî yayınlarında ise evren gezgini anlamına gelen yǔhángyuán terimini kullanıyor. Hindistan ise binlerce yıllık antik metinlerde zaten "gökyüzü ve uzay" anlamında kullanılan Sanskritçe vyoma sözcüğünden "vyomanot"u türetti. Sonuç olarak her ülke uzayı fethederken kendi dilini, tarihini ve gururunu da beraberinde götürüyor.
ISS’LE KARŞILAŞIYOR MU?
Hem Tiangong hem de Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) yaklaşık 400 km irtifada, birbirine benzer hızlarda dönüyor. Peki nasıl çarpışmıyorlar? Cevap iki temel fizik ve mühendislik gerçeğine dayanıyor. İki istasyon farklı yörünge eğimlerine sahip; bu durum onları birbirleriyle çarpışmaktan koruyor. Hatta bazı nadir durumlarda her iki istasyonu aynı anda gökyüzünde görmek bile mümkün oluyor. ISS yaklaşık 51,6 derecelik bir eğimle yörüngede dönerken, Tiangong yaklaşık 41 derecelik bir eğimle hareket ediyor. Bu fark, sanki iki arabanın birbirinden farklı ama paralel otoyollarda ilerlediğine benzer bir durum yaratıyor. Hızları ve yükseklikleri benzer olsa da güzergahları hiçbir zaman tam olarak kesişmiyor.
Ama bu, bir çarpışma riskinin sıfır olduğu anlamına gelmiyor. NASA politikasına göre çarpışma olasılığı belli eşiklerin üzerine çıktığında kaçınma manevrası yapılıyor. ISS, 1999'dan bu yana 27'yi aşkın çarpışma kaçınma manevrası gerçekleştirdi; bu sayı zamanla artmaya devam ediyor. ISS'in böyle bir manevra için gereken minimum tepki süresi yaklaşık 5 saat 20 dakika.
Dolaylı bir tehdit de var: SpaceX'in Starlink uydu takımyıldızı, istasyonların irtifasından geçerken her ikisinden de güvenli mesafe korumak zorunda. Starlink'in izleme sistemi, uyduların planlanan güzergahlarını sürekli olarak her iki uzay istasyonununkilerle karşılaştırıyor; olası bir yakınlaşma tespit edildiğinde operatörler derhal uyarılıyor.