Balıkesir’in Balya ilçesi, metalik madenciliğin yarattığı kirlilikle uzun süredir mücadele ederken, Karlık ve Söbücealan köylerinin yanı başında yeni bir çevre felaketinin kapısı aralanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Limak Holding iştiraki Altınordu Madencilik A.Ş.’ye ait "Altın-Gümüş Madeni" projesi için verdiği "ÇED Olumlu" kararı, bölgedeki ekosistemi ve insan yaşamını geri dönülemez bir şekilde tahrip edecek. Ayvalık, Burhaniye, Gömeç ve Balıkesir Çevre Platformları ile Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin öncülüğündeki yaşam savunucuları, kararın iptali için yargıya başvurdu.

Toplantıya yöre halkı büyük ilgi gösterdi.
Yaşam Alanına 120 Metre Mesafe
Dava dilekçesinde yer alan ayrıntılar, projenin insan yaşamına ne kadar pervasızca yaklaştığını gözler önüne seriyor. Proje sahası yerleşim yerlerinin öylesine içinde ki, Karlık Mahallesi’ndeki bir konuta olan mesafe sadece 120 metre, madenin açık ocağının mahalleye mesafesi ise yalnızca 438 metre. Daha da vahimi, ÇED kararı henüz çıkmadan şirkete verilen işletme izin alanlarının, Karlık ve Söbücealan köylerini de kapsaması. Yaşam savunucuları bu durumu, "İki köy haritadan silinecek" sözleriyle özetliyor.
Manyas Kuş Cenneti ve Marmara Denizi Tehdit Altında
Projenin etkileri sadece Balya ile sınırlı değil. Maden sahası ve çevresindeki su kaynakları, Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Manyas Barajı havzasını besliyor. Geçirgen bir zemin üzerinde kurulması planlanan maden sahasında yaşanacak olası bir siyanür veya ağır metal sızıntısının, doğrudan Manyas Barajı’nı ve dolayısıyla Marmara Denizi’ni kirletme riski taşıdığı belirtiliyor. Ayrıca proje kapsamında yeraltı kuyularından günde 1.971 ton su çekilecek olması, yaklaşık 10 bin kişinin günlük su ihtiyacına denk gelen bu tüketimle bölgenin su varlıklarına el konulması anlamına geliyor.

Maden ruhsatı için verilen ÇED alan sınırları
19 Bin Ağaç ve Fıstık Çamları Kesilecek
Bölgenin orman ekosistemi de büyük bir yıkımla karşı karşıya. Yüzde 84’ü ormanlık olan proje alanında, "bozuk orman" sayılan alanlar hariç tutulsa dahi 19.729 ağacın kesilmesi planlanıyor. Bu kıyım listesinde, yöre halkı için ekonomik değeri yüksek olan 5.655 adet fıstık çamı da bulunuyor.
8 Bin Sayfalık Rapor!
Davacılar, ÇED raporunun adeta "okunmasın ve incelenemesin" diye 8 bin 720 sayfa (910 sayfası kök rapor) olarak hazırlandığına dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar, bu devasa dosyanın satır aralarında siyanür, kostik, tuz ruhu gibi tehlikeli kimyasalların kullanımına ve civa buharı riskine rastladı. Üstelik bölge 1. derece deprem kuşağında yer alıyor ve maden sahasının yakınından diri fay hatları geçiyor. Olası bir depremde atık barajlarının yıkılması, bölge için geri dönüşü olmayan bir felaket senaryosu çiziyor.
Arkeolojik mirasın da hiçe sayıldığı projede, Söbücealan Yerleşimi ve Nekropolü gibi 1. Derece Arkeolojik Sit Alanları maden sahasına sadece 1.300 metre mesafede. "Yaşam altından değerlidir" diyerek harekete geçen platformlar ve yöre halkı, kamu yararı taşımayan ve sadece şirketin kârına hizmet eden bu projenin yürütmesinin acilen durdurulmasını talep ediyor.