Araştırmacı gazeteci Doğu Eroğlu ve Avukat Cömert Uygar Erdem’in İstanbul Barosu’nun 14 Aralık’ta düzenlediği "Vahşi Madencilik ve Türkiye" panelinde paylaştıkları saha bulguları, facianın bir "kaza" değil, göz göre göre gelen bir "kusursuz çöküş" olduğunu gözler önüne sermişti.

Ortak.org'un araştırması İliç'te iki köyün hikayesi: Çöpler ve Sabırlı başlıklı çalışmayı T24 sitesinden okuyabilirsiniz.

İliç: Kusursuz Çöküş ve Adalet Arayışı 1

Facianın Kronolojisi

İliç’teki Çöpler Madeni’nde yaşananlar aslında 13 Şubat 2024 sabahı başlamadı. Maden, 2008’deki ilk ÇED raporundan itibaren sürekli kapasite artırarak devleşti.

2000- Anatolia Minerals Development Limited'in Türkiye'deki iştiraki Çukurdere Madencilik, 2000 yılında kuruldu ve İliç’te çalışmayan eski manganez ocağını satın aldı.

2006- Çukurdere Madencilik köydeki tapulu birçok araziyi satın aldı ancak köyün üçte biri köyü terk etmedi. Köyden ayrılmamakta direnenlerin elektrikleri, suyu kesildi.

2009-14 Ağustos 2009 tarihinde Çalık Grubu, Çukurdere Madencilik'in %20 hissesini satın alarak şirkete ortak oldu. Şirketin adı Anagold Madencilik olarak değiştirildi.

2010- İliç'te 2010'da üretime geçen Anagold’un işlettiği Çöpler Altın Madeni hem bölge coğrafyasını hem de toplumsal yapıyı köklü biçimde değiştirdi.

2011- Çöpler Köyü madene yer açmak için 2011'de taşındı. Köyün eski konumunda artık altın madenin cevher ocakları bulunuyor. Çöpler'in yeni yerleşkesi ise bugün Bağıştaş Barajı ve dört şeritli karayolu ile çevrelendi. 

2014-2016: Maden hızla genişledi ve meralar yok edilerek köylüler hayvancılıktan koparıldı.

2022/Mart: Haziran 2022’deki büyük sızıntıdan üç ay önce Mart ayında sahada ciddi bir heyelan yaşandı; ancak şirket bu olayı bakanlıktan ve kamuoyundan gizleyerek kendi imkânlarıyla temizlemeye çalıştı.

2022/Haziran: Haziran 2022'de dev siyanür sızıntısı yaşandı. Maden 88 gün kapatıldı. En çarpıcı bulgulardan biri; madenin kapalı olduğu bu 88 gün boyunca, altın üretimini durdurmamak adına yığın liçi sahasına gizlice siyanür solüsyonu verilmeye devam edilmesiydi.

2024/13 Şubat : 257 metre yüksekliğe ulaşan yığın liçi çöktü ve 9 işçi hayatını kaybetti. Çevreye siyanürlü solisyon yayıldı. Kaza anında sahada bulunan malzeme miktarının (68 milyon ton), izin verilen sınırın (58 milyon ton) yaklaşık 10 milyon ton üzerinde olduğu tespit edildi.

2024’ten sonra: Facia sonrasında madencilik durdu ama Çöpler Köyünün meralara erişimi olmadığı için halk hayvancılığa da dönemedi. 14 yıl madende çalışmış köylüler, Türkiye'nin farklı noktalarındaki madenlerde işe girebilmek için yollara düştü. Bugün Çöpler hem bozuk zemini yüzünden yeniden taşınma riskiyle karşı karşıya hem de göç verir halde.

2025- Mayıs 2024’te kurulan TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu, Mayıs 2025’te raporunu tamamlayarak Meclis Başkanına sundu. Raporda en çok denetimsizlik ve madencilikteki iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği öne çıktı.

İliç: Kusursuz Çöküş ve Adalet Arayışı 2

Çöpler Altın Madeni proses tesisleri, Çöpler Köyü ve Fırat Nehri üzerindeki baraj havzası

Neden Çöktü: Mühendislik mi, Kâr Hırsı mı?

Araştırmalar, facianın arkasında yatan temel nedenin "hızlı üretim hırsı" olduğunu gösteriyor. Altın fiyatlarının yükselmesiyle birlikte şirket, yığın liçi yapısını güvenli sınırlar içinde tutmak yerine, mevcut kütleye basılan solüsyon miktarını aşırı derecede artırdı.

Teknik olarak "kritik kütle" dengesi bozulan yığın, adeta cıvıklaşarak aktı. Bakanlıkların bu süreçteki sorumluluğu ise tam bir denetimsizlik örneğiydi: Çevre Bakanlığı sadece sızdırmazlıkla, Enerji Bakanlığı ise sadece ruhsatla ilgilendiğini savunarak üretim sürecindeki denetim boşluğunu birbirlerinin üzerine attı. Türkiye’de bu çapta bir yığın liçini denetleyecek uzman kamu personeli bulunmaması, denetimlerin sadece kâğıt üzerinde kalmasına neden oldu.

Kazanın ardından açıklama yapan Çevre Mühendisleri Odası faciayı "Görülür Kaza" olarak değerlendirdi.

Türkiye Mimar Mühendisler Odası'nın İliçler madeninde kapasite artış talebine verilen ÇED olumlu kararı ile ÇED Gerekli Değildir kararlarına karşı açtığı davalarda mahkeme işlemlerle ilgili yürütmenin durdurulmasına karar vermişti. Kararla ilgili TMMO'nun açıklamasını buradan okuyabilirsiniz.


İliç: Kusursuz Çöküş ve Adalet Arayışı 3

Anagold Madencilik, Çöpler Altın Madenindeki faaliyetleri için hem uluslararası hem de ulusal şirketlerden birçok mal ve hizmet alıyor, İliç'te kurulmuş firmalardansa basit ihtiyaçlarını karşılıyordu. Kaynak: Ortak.org

Köylülerin Çaresizliği: Madene Mahkûmiyet

İliç halkının faciadan sonra bile madenin açılmasını istemesi, dışarıdan bakıldığında şaşırtıcı görünebilir. Ancak Doğu Eroğlu’nun "proleterleşme" olarak tanımladığı süreç bunu açıklıyor. Çöpler ve Sabırlı köyleri fiziksel olarak maden, demir yolu ve baraj gölü arasına sıkıştırılarak izole edildi; hayvancılık ve tarım tamamen bitirildi. Firma, İliç'teki üretim ilişkilerini dönüştürerek İliçlileri şirkette çalışmaya mahkum bıraktı.

Şirket, "Ekonomik Yer Değiştirme ve Geçim Kaynakları Destek Protokolü" adı altında hanelere 130’ar bin lira dağıtıp "dava açmayacağım" taahhüdü alarak toplumsal rızayı satın aldı. Bugün işçiler, başka bir geçim kaynakları kalmadığı için "varsın siyanürden 10 yıl erken öleyim ama evimi alabileyim" noktasına getirilmiş durumda.

İliç: Kusursuz Çöküş ve Adalet Arayışı 4