COP26, Paris Anlaşması’nın imzalandığı 2015 yılından beri yaşanan gelişmelerin değerlendirileceği ilk zirve. Ekosfer Derneği Kampanyalar Direktörü ve Magma yazarı Özgür Gürbüz, zirvenin bu açıdan oldukça önemli olduğunu belirtiyor: “Paris Anlaşması’na taraf ülkeler, 2030 yılına kadar emisyonlarını nasıl azaltacaklarını veya sınırlandıracaklarını gösteren Ulusal Katkı Beyanları (NDC) vermişti. Anlaşma gereği bu beyanların beş yılda bir yeniden masaya yatırılıp küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmak için yetecek şekilde güncellenmesi gerekiyor. Bu yüzyılın yarısına geldiğimizde küresel emisyonları net sıfır yapacak beyanlara ihtiyacımız var. Glasgow’da düzenlenecek 26. Taraflar Toplantısı (COP26) bu yüzden büyük önem taşıyor. Gelişen ülkelere gelişmiş ülkelerden verilecek ve yılda 100 milyar doları bulması istenen finansal destek için de verilen garantiler yeterli değil. Bu da COP26’ın çözmesi gereken önemli bir konu olacak.”

197 imzacı ülkeden 191’i anlaşmaya taraf oldu; Türkiye, taraf olmayan altı ülkeden biri. Gürbüz, COP26’nın Türkiye açısından da ayrı bir önem taşıdığını söylüyor ve ekliyor: “Türkiye COP26’ya kadar süreci tamamlamazsa uluslararası müzakerelerde etkin rol oynama şansını yitirecek ve adeta bir gözlemci ülke gibi süreci izleyecek. Türkiye’nin çözümün bir parçası olması kadar, tek başına çözemeyeceği bu sorunda dünyayla birlikte hareket etmesi de önemli. COP26 bizim için bu anlamda ayrı bir öneme sahip.”

Paris Anlaşması’na Dair

İklim müzakerelerinin belki de en önemlisi olan Paris Anlaşması, 12 Aralık 2015 tarihinde imzalandı. Anlaşmanın üzerinden altı yıl geçti. Bu süreçte:

- ABD başkanı Joe Biden, eski başkan Donald Trump’ın anlaşmadan çekilme kararını iptal etti.

- Türkiye, Eritre, İran, Irak, Libya ve Yemen ise anlaşmayı hâlâ onaylamadı.