Yapı Kredi sürdürülebilirlik alanında Türkiye’de ilk adımları atan şirketlerin başında geliyor. Yapı Kredi’nin sürdürülebilirlik öyküsü nasıl gelişti?

Sürdürülebilirlik konuları Yapı Kredi için yeni değil. Özellikle son dönemde sıkça gündeme gelen bir kavram olmasına rağmen, Yapı Kredi’nin sürdürülebilirlik konusunda uzun yıllara dayanan gelişmiş bir yönetişim modeli ve stratejisi var. Bu amaçla pek çok çalışma yaptığımız sürdürülebilirlik yolculuğumuzun, 2011 yılında ilkini hazırladığımız sürdürülebilirlik raporumuzun yayımlanmasıyla resmi olarak başladığını söyleyebiliriz. Raporlama sürecinde iklim değişikliği ve çevre yönetimi konularının koordinasyonunu sağlayan, Koç Topluluğu şirketlerinin yer aldığı Koç Topluluğu Çevre Kurulu’nun da çalışmalarımızda önemli bir yeri oldu. BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nin 2014 yılında hayata geçmesiyle birlikte tüm banka genelinde sürdürülebilirlik çalışmalarımız daha da hız kazandı. Aynı yıl içinde sürdürülebilirlik konularından sorumlu Sürdürülebilirlik Komitemizi bir Yönetim Kurulu üyemizin eş başkanlığında kurduk. Sürdürülebilirliğin çok katmanlı bir disiplin olması farklı ekiplerin bir arada çalışmasını gerekli kılıyor. Bu vizyonla, her biri Sürdürülebilirlik Komitesi üyelerimizin başkanlığında takip edilen çalışma gruplarımızı da hayata geçirdik. Düzenli olarak bir araya gelerek geliştirdiğimiz ortak projeler ve çalışma alanları sayesinde gruplar arasındaki iletişim ve sinerjiyi de kolayca sağladık.

“Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın tümünde ortak fayda ve değere odaklanıyoruz.” 1

Yapı Kredi Kurumsal iletişim Direktörü Arda Öztaşkın.

İlk sürdürülebilirlik raporunuzun üzerinden 10 yıl geçti. 2021 itibariyle Yapı Kredi’nin sürdürülebilirlik karnesi nasıl?

Yıllar içinde sürdürülebilirlik kapsamında kurumsal politika ve stratejimizi geliştirirken ekonomik, sosyal, çevresel ve yönetişim faktörlerinin hepsini bütüncül bir şekilde ele almaya özen gösterdik. Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri (United Nations Principles of Responsible Banking), Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Finansman Bildirgesi, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles-WEPs) ve İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi gibi pek çok ulusal ve uluslararası girişimin içinde yer alarak sektöre öncülük ettik. 2020 yılında paydaşlarımızla birlikte ortak değer yaratma vizyonumuz çerçevesinde ilk Entegre Raporumuzu yayımladık. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi (CDP) Su Güvenliği’nden ‘A-’ notumuzla liderlik kategorisinde yer aldık. Ayrıca “İklim Değişikliği Programı”nda bu sene de ‘B’ notunu almaya hak kazandık. 2020 yılında buna ek olarak çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanında gösterdiğimiz yüksek performansımız ile BIST Sürdürülebilirlik Endeksi, FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi ve Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde yer almanın da gururunu yaşadık. Ocak 2021 itibarıyla ise tüm dünyada TCFD tavsiyelerini destekleyen şirketler arasında yerimizi aldık. TCFD tavsiyelerinin, iklim risklerinin doğru yönetilmesi ve bu alanda şeffaflık sağlaması amacıyla çok önemli bir adım olduğunu düşünüyor, bu anlamda sunulan çerçeveyi ise memnuniyetle karşılıyoruz.

Sürdürülebilirlik konusunda kurumlara toplumu bilinçlendirmek adına da büyük bir sorumluluk düştüğüne inanıyoruz. Bu doğrultuda sürdürülebilirlik konusunu daha geniş kitlelere ulaştırmak ve gündem haline getirmek adına pek çok iletişim çalışmasına da imza atıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni podcast kanalımız “Sürdürülebilirliği Konuşalım” ile sürdürülebilirlik ipuçlarını haftalık olarak dinleyicileriyle buluşturarak toplumdaki ve kurumlardaki farkındalık düzeyine kaldıraç etkisi yaratmayı amaçlıyoruz. Programlarımızda daha yeşil bir gelecek için hem bireysel hem kurumsal düzeyde değiştirebilecek davranışları ve bu davranışların etkilerini paylaşıyoruz. Ayrıca YouTube ve Facebook üzerinden canlı olarak yayınladığımız, Yekta Kopan’ın moderatörlüğünde “Sürdürülebilirlik Sohbetleri” isminde yeni bir seriye de başladık. Bu seride de her ay sürdürülebilirlik alanında uzman konukları ağırladığımız dinleyicilerin de katkı sağladığı sohbetler gerçekleştiriyor, sonrasında gerçekleşen bu sohbetlerimizi de “Sürdürülebilirliği Konuşalım” podcast kanalında dinleyicilerle tekrar buluşturuyoruz. Tüm bu iletişimleri yaparken rotamızı daima sürdürülebilirlik konusunu toplumun gündeminde tutabilmek ve bu alanda farkındalık oluşturabilmek olarak belirliyoruz.

Faaliyet konunuz dolayısıyla çok farklı alanlara finans desteği sağlıyorsunuz. Bunları denetliyor musunuz?

Faaliyetlerimizin çevre ve toplum üzerindeki etkilerini doğru yönetmenin büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle Yapı Kredi’de hem operasyonel hem de kredilendirme faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel ve sosyal etkilerimizi etkin bir şekilde yönetiyoruz. Genel müdürlük ve yurt içi iştirak binalarımızda ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi’ni uyguluyor, her yıl operasyonel faaliyetlerimizden kaynaklanan sera gazı salınımlarımızı ISO 14064 sertifikası ile uyumlu olarak hesaplayıp raporluyoruz.

Öte yandan finansman sağladığımız proje ve yatırımların etkilerini yönetmek için Çevresel ve Sosyal Risk Değerlendirme Sistemimizi uyguluyoruz. Yapı Kredi’nin Çevresel ve Sosyal Risk Değerlendirme Sistemi, uluslararası finans kuruluşlarının standartlarına paralel olarak güçlü bir risk yönetimi yaklaşımını ortaya koyuyor. Her geçen gün dünyadaki en kapsamlı yaklaşım olan Ekvator Prensipleri’ne daha fazla uyumlu hale gelerek kendimizi geliştiriyoruz. Kredilendirme sürecinde finansal incelemelere ek olarak, çevresel ve sosyal etki odaklı değerlendirmelerle de potansiyel risk ve etki önleyici faaliyetleri belirleyerek yapılan analizlerin çerçevesini büyütüyoruz. Böylece yatırıma yönelik verdiğimiz finansman kararımızla sorumlu bir yaklaşım sergileyerek müşterilerimiz üzerinde de farkındalık yaratmış oluyoruz.

Kömür madenciliği ve kömüre dayalı enerji üretimi finanse etmeme taahhütleri küresel çapta gün geçtikçe artıyor. Biz de paydaşlarımızla birlikte ortak değer yaratma vizyonumuz doğrultusunda sürdürülebilir bir gelecek için yeni kömür yakıtlı termik santralleri ve kömür madenciliğini finanse etmeyeceğimizi taahhüt ediyoruz. Bu sayede düşük karbon ekonomisi hedefine uygun olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının büyümesini finanse etmeyi amaçlıyoruz. 2020 yılı sonu itibariyle yenilenebilir enerji finansman hacmimiz 2.4 milyar dolar seviyesine ulaştı ve portföyümüzün yüzde 43’ünü yenilenebilir enerji projeleri oluşturdu. Finansman sağladığımız projelerle 4 milyon ton üzerinde CO2 salımının önüne geçtik.

“Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın tümünde ortak fayda ve değere odaklanıyoruz.” 2

Yapı Kredi 2020 yılında BIST Sürdürülebilirlik Endeksi, FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi ve Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde yer aldı.

Müşterilerinizi sürdürülebilirlik konusunda nasıl destekliyorsunuz?

Müşterilerimize sürdürülebilirlik yolculuklarında destek vermek, sürdürülebilir finans ekseninde stratejimizin en önemli alanlarından biri. Yeşil tahvil, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kredileri gibi pek çok ürün ve hizmetimizle sürdürülebilir kalkınma sorunlarına finansal çözümler sunuyoruz. Sağladığımız finansman çözümleriyle müşterilerimizin işlerini ve sürdürülebilirlik adına dönüşümlerini kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 2018 yılından beri Türkiye Konutlarda Enerji Verimliliği Finansman Programı’na (TuREEFF) katılıyoruz. TuREEFF programı çerçevesinde enerji verimliliğine yatırım yapan KOBİ’lere ve konutlarda enerji verimliliği yatırımlarına kredi sağladık. 2018 yılında Akfen Enerji A.Ş.’ye, kurulu gücü 275 MW’ye ulaşacak dört rüzgâr enerji santrali projesi için Türkiye’nin ilk proje finansmanı formatındaki yeşil kredisini veren 6 bankadan biri olduk. Sağladığımız bu finansmandaki fiyatlandırmayı, çevresel ve sosyal değerlendirme raporunda yer verilen sürdürülebilirlik performansı sonuçlarına göre yaptık. Böylece kredi ömrü boyunca projenin yüksek sürdürülebilirlik performansı göstermesini de teşvik ettik. 2020 yılının başında ise ilk yeşil tahvil ihracımızı ICMA Yeşil Tahvil Prensipleri ile uyumlu bir şekilde gerçekleştirerek yeşil proje ve yatırımlara sağladığımız kaynaklarımızı çeşitlendirdik.

UNDP’nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nda ilk hedefler 2030 yılı için konuldu. Yapı Kredi’nin sürdürülebilirlik konusunda hedefleri nedir?

Doğal kaynakları gelecek kuşaklara da aktarabilmek için en verimli biçimde kullanılması konusunda üzerimize düşen görevleri önemsiyor, daha fazla kişiye sürdürülebilirlik kavramını ulaştırmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda attığımız adımlarla sektörümüz ve ülkemiz için örnek kurum kimliğimizi senelerdir başarı ile taşıyoruz. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın tümünde ortak fayda ve değere odaklanıyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirliği; ekonomik, sosyal ve çevresel her alanda benimseyerek tüm iş süreçlerimize entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de sorumlu bankacılık alanında şeffaf iletişim yürütmeye ve sürdürülebilirlik alanındaki öncü çalışmalarımızla sınırları kaldırmaya devam edeceğiz. Bu alanda Koç Holding’in konuya yaklaşımı ve çalışmaları da bize itici güç oluyor. İklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine karşı yapılması gerekenler konusunda bize vizyon katıyor.