NASA tarafından desteklenen ve sonuçları 22 Ocak’ta prestijli Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Akademik dünyada "Yeniden Canlandırılan Nitrojenazlar, İki Milyar Yıl Boyunca Kanonik Azot İzotop Biyo-imzalarını Tekrarlıyor" başlığıyla yer alan çalışma, antik yaşamın kimyasal parmak izlerini doğruluyor.

Betül Kaçar: "Kendimizi Bugün Bildiğimiz Yaşamla Sınırlandıramayız"

Prof. Dr. Betül Kaçar, sosyal medya hesabından yaptığı heyecan verici paylaşımda, araştırmanın temel motivasyonunu ve başarısını şu sözlerle duyurdu:

"Yeni çalışmamız bugün NASA ana sayfasında! Dünya’da 3,2 milyar yıl önce organizmalar tarafından ilk kez kullanılan bir enzimi yeniden canlandırdık ve bu süreçte, Dünya’daki antik yaşamı anlamak için kayaçlarda kullanılan bir kimyasal biyoişareti doğruladık. Bu araştırmamız, gezegenimizin tarihinin erken dönemlerinde Dünya’nın biyosferinin nasıl olduğuna dair yeni bir anlayış sunmakta ve robotik ya da insanlı kâşiflerin diğer dünyalarda antik yaşamın izlerini aramak için kullanabileceği bir biyoişareti teyit etmekte!"

3,2 Milyar Yıllık Enzimler Diriltildi 1

En eskiden moderne doğru, atasal nitrojenaz DDKK kompleksinin öngörülen 3D (üç boyutlu) yapıları. Fotoğraf: Wisconsin-Madison Üniversitesi/Holly Rucker

Yaşamın Anahtarı: Azot ve Antik Enzimler

Çalışmanın odağında, atmosferdeki azotu tüm canlıların hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu (DNA ve protein yapımı gibi) moleküllere dönüştüren azot fiksasyonu (diazotrofi) süreci yer alıyor. 3,2 milyar yıl önce bu süreci gerçekleştiren antik "nitrojenaz" enzimlerini laboratuvar ortamında sentetik olarak yeniden üreten ekip, bu enzimlerin milyarlarca yıl önceki kayalarda bıraktığı izotop imzalarını inceledi.

Makalenin başyazarı olan ve laboratuvarda petri kapları başında uzun mesailer harcayan doktora adayı Holly Rucker, elde ettikleri bulguları şu şekilde açıklıyor: "Bu antik enzimlerin, milyarlarca yıllık moleküler değişimlere ve Dünya’nın geçirdiği drastik çevre değişikliklerine rağmen aynı kimyasal imzayı ürettiğini gördük. Bu, azot izotoplarının biyo-imza olarak potansiyelini gerçekten öne çıkarıyor."

Bu keşif, NASA'nın Mars’taki Perseverance aracı gibi robotik keşifçilerin veya gelecekteki insanlı görevlerin, başka gezegenlerin kayaçlarında bulacakları azot izlerini "yaşamın kesin kanıtı" olarak yorumlamalarına olanak sağlayacak. Betül Kaçar ve ekibi, bu çalışmayla sadece Dünya’nın kayıp biyolojik tarihine ışık tutmakla kalmadı; aynı zamanda evrenin geri kalanında yaşamı nerede ve nasıl arayacağımıza dair en sağlam bilimsel temellerden birini attı.

Kaynak: NASA