Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılar, kentin Roma Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a uzanan değişimini bir cadde üzerinden izlemeyi mümkün kılıyor. Gymnasiumun kuzeybatı köşesi ile kentin Doğu Kapısı arasında uzanan yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nde yürütülen kazılarda stoa, farklı kullanım alanları ve anıtsal girişlere ilişkin önemli mimari kalıntılar ortaya çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında gerçekleştirilen kazılar, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Side Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı başkanlığında yürütülüyor.
Herakles’in On İki İşi Caddenin Anıtsal Kapısında
Caddenin kuzeyinde, MS 2. yüzyılda doğu-batı doğrultusunda uzanan bir stoa ve bu yapının gerisinde çok sayıda mekân bulunduğu belirlendi. Günümüze ulaşan söve ve eşik taşları, caddenin Roma Dönemi’ndeki mimari düzenine ilişkin önemli bilgiler veriyor.

Stoa üzerinde batıdan doğuya doğru Batı Kapısı, Herakles Kapısı ve Kuzey Hamamı Kapısı olarak adlandırılan üç anıtsal giriş tespit edildi. Bu girişler arasında özellikle Herakles Kapısı, mimari elemanları üzerindeki kabartmalarıyla öne çıkıyor.

Herakles Kapısı’nın kabartmalarında Herakles’in On İki İşi betimlenirken, kasetlerde Athena, Zeus, Artemis, Hygieia ve Tykhe tasvirlerine de yer veriliyor. MS 3. yüzyılın başlarına tarihlenen bu kabartmaların, Geç Antik Çağ’da Herakles Kapısı’nın inşası sırasında devşirme malzeme olarak yeniden kullanıldığı belirlendi. Bu durum, Side’de anıtsal yapıların zaman içinde yalnızca işlevlerinin değil, mimari elemanlarının ve bezeme programlarının da değiştiğini gösteriyor.

Piskoposluk Sarayı Caddenin Görünümünü Değiştirdi
b Caddesi’nin mimari düzeni MS 5. yüzyılda önemli bir dönüşüm geçirdi. Caddenin kuzeyindeki geniş alanın Piskoposluk Sarayı kompleksi içinde değerlendirilmesiyle birlikte daha önce stoaya açılan bazı girişler kapatıldı ve kuzey stoa üzerinde yeni anıtsal girişler oluşturuldu.
Bu değişiklikler, caddenin yalnızca bir ulaşım güzergâhı olmadığını, Geç Antik Çağ’da kentin anıtsal ve kamusal görünümünün şekillenmesinde de rol oynadığını ortaya koyuyor. Doğu Kapısı üzerinden Side’ye ulaşanların kullandığı güzergâh, yeni mimari düzenlemelerle daha gösterişli ve anıtsal bir kent aksına dönüştürüldü.

HERAKLES’İN ON İKİ İŞİ
Herakles’in On İki İşi, Yunan mitolojisindeki en büyük kahraman sayılan Zeus’un oğlu ve bir yarı tanrı olan Herakles'in (Roma'daki adıyla Herkül), işlediği bir suçtan arınmak ve kefaret ödemek için Miken Kralı Eurystheus'un emri altında tamamladığı on iki tehlikeli ve zorlu görevidir. Nemea Aslanı’nı öldürmek, Lerna Hydra’sını alt etmek ve Erymanthos Yaban Domuzu’nu yakalamak gibi görevleri içeren bu anlatı, antik dünyada sanatın da önemli konularından biriydi.
On İki İş Listesi
Nemea Aslanı'nı Öldürmek: Silah işlemeyen aslanı çıplak elleriyle boğmuştur.
Lerna Hydra'sı'nı Öldürmek: Çok başlı, zehirli su canavarını yenmiştir.
Kyreneia Geyiği'ni Yakalamak: Artemis'in kutsal, altın boynuzlu geyiğini yakalamıştır.
Erymanthos Yaban Domuzu'nu Yakalamak: Devasa domuzu canlı olarak ele geçirmiştir.
Augeas'ın Ahırlarını Temizlemek: Yıllardır temizlenmeyen dev ahırları bir günde temizlemiştir.
Stymphalos Kuşları'nı Kovmak: Tunç gaga ve pençeli insan yiyen kuşları uzaklaştırmıştır.
Girit Boğası'nı Yakalamak: Kral Minos'un boğasını canlı yakalayıp Miken'e getirmiştir.
Diomedes'in Kısrakları'nı Getirmek: İnsan eti yiyen vahşi kısrakları zapt etmiştir.
Amazon Kraliçesi Hippolyte'in Kemerini Almak: Kraliçenin savaş kemerini ele geçirmiştir.
Geryon'un Öküzlerini Getirmek: Üç gövdeli devi yenip öküzlerini almıştır.
Hesperidler'in Altın Elmalarını Getirmek: Dünyanın ucundaki ejderhanın koruduğu altın elmaları almıştır.
Kerberos'u Yeraltına Götürmek: Ölüler diyarının üç başlı bekçi köpeğini yeryüzüne çıkarıp tekrar geri götürmüştür.
Antik Side Kenti
Pergamon Kralı II. Attalos’un Attaleia’yı (Antalya) kurmasından önce Side, Pamphylia’nın en önemli liman kentlerinden biriydi. Adı, Sidece olarak da adlandırılan yerel Anadolu dilinde “nar” anlamına geliyordu. Strabon’a göre Kyme’den gelen kolonistler tarafından kurulan Side, MÖ 7. yüzyılda bir yerleşim merkezi olarak gelişti.
Modern yerleşimin büyük ölçüde dışında kalan antik kentin en dikkat çekici yapılarından biri, kemer ve tonoz sistemiyle oluşturulan yapay bir yamaç üzerine inşa edilen tiyatrosudur. Kentte ayrıca surların dışında yer alan anıtsal Nymphaeum (çeşme), sütunlu caddeler, tiyatronun güneyinde konumlanan agora ve yarımadanın güney ucunda, antik limanın girişindeki Apollon ve Athena tapınakları bulunur.
Günümüzde Side Müzesi olarak kullanılan yapı ise Roma Dönemi’nde inşa edilen Agora Hamamı’dır. Yapı, 5. ve 6. yüzyıllarda çeşitli ekleme ve değişiklikler geçirmiş; 1959-1961 yıllarında restore edilerek müzeye dönüştürülmüştür. Koleksiyonda Side kazılarından çıkarılan Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait heykeller, portreler, kabartmalı lahitler, mezar stelleri, yazıtlar ve mimari elemanlar sergilenmektedir.