Yaklaşık 80’e 70 metre büyüklüğündeki yeni kazı alanında yapılan yüzey taramaları ve jeomanyetik ölçümler, bölgede büyük boyutlarda kamusal yapılar ile kulübelerin bulunduğuna işaret ediyor.

Göbeklitepe’nin Kuzeyinde İlk Kazılar Başladı 1

Yeni kazı alanındaki çalışmaların yanı sıra GT1 ve GT2 alanlarındaki araştırmalar da eş zamanlı olarak devam ediyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda Göbeklitepe’nin 2. evresine, MÖ 8 binli yıllara tarihlenen dörtgen planlı yapılar açığa çıkarıldı.

A, C ve D Yapılarında Koruma Seferberliği

Göbeklitepe’deki kazılara restorasyon ve koruma çalışmaları da eşlik ediyor. C Yapısı’nda 2025 yılında büyük ölçüde tamamlanan sağlamlaştırma uygulamaları 2026 sezonunda da devam ediyor. Ayağa kaldırılan dikilitaşlardan birinin yüzeyine ait son parçalar özgün yerlerine yerleştiriliyor.

Göbeklitepe’nin Kuzeyinde İlk Kazılar Başladı 2

D Yapısı’nda ise duvarların sağlamlaştırılmasının ardından yapının merkezinde karşılıklı duran iki dikilitaşın zemin bağlantıları güçlendirildi. Dikilitaşların sarsıntılara karşı daha güvenli hâle getirilmesi için çelik halatlarla koruma çalışmaları yürütülüyor.

Göbeklitepe’nin Kuzeyinde İlk Kazılar Başladı 3

GÖBEKLİTEPE

Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın 15 kilometre, Örencik Köyü’nün yaklaşık 2,5 kilometre kuzeydoğusundadır. Germuş Sıradağlarının en yüksek tepelerinden birinin üzerinde (deniz seviyesinden yaklaşık 770 metre yükseklikte) yer alan yerleşim güneydeki Harran Ovası’na bakmaktadır. Göbeklitepe’deki yerleşim en az 1500 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Çanak Çömleksiz Neolitik A (PPNA - yaklaşık MÖ 9600-8700) ve B döneminin (PPNB - MÖ 8700-8000) erken ve orta evrelerine tarihlenmektedir. Son çalışmalar, karakteristik T biçimli dikilitaşları ile ünlü anıtsal, oval, yuvarlak planlı özel yapıların uzun süreli kullanılan mekânlar olduğunu göstermiştir. Bu yapıların ilk evreleri MÖ 10. binyılın sonlarında, PPNA döneminde yerleşik avcı toplayıcı gruplar tarafından inşa edilmiş olup en geç yapı evreleri ise MÖ 9. binyılın ortalarına, PPNB dönemine aittir. Yapı içlerindeki dikilitaş ve kabartmaların yanı sıra, bazı yapıların girişleri hayvan betimleri ile tanımlı hale getirilmiştir.