Cemrenin sözlük anlamı basit: İlkbahar başlarken yedişer gün arayla önce havada, sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışı.

Birçok kadim dilde görülür. Aşağı yukarı hepsinde kor ateş demek. Arafat'ta hacıların şeytan taşlarken attığı taşa da cemre denir.

Bulgarlarda Zemire olarak yer alır.

Tasavvuftaysa kor ve ateş. Buysa bir mecazdır. Temizlenmeyi ve yeniden doğuşu temsil eder, aşkın yakıcılığıdır. Aşk yakar, hepimiz biliriz...

Kumuk Türkçesinde zemre nem, buhar demek oluyor.

Nevruz / Newroz'dan önce yılın son Çarşamba gününde, Azerbaycan'da yapılan "boz ayın dört çarşambası" uygulamasını ifade eden "cemle" sözcüğüyle aynı kelime olabilir cemre.

Türk ve Altay mitolojisinde İmre (imere veya emire) adı verilen cindir cemrenin nedeni.

İlkbaharda görünür, titrek ışıklar saçıp göğe yükselerek buzların üzerine düşer. Eritir buzları. Oradan da yeraltına girer. Yeraltına girince ısınmış topraktan buhar yükselir.
 
Halk arasında yaygın olarak baharın müjdecisidir. Tarihlerini verelim, bu iş bitsin, sonra 6 Mayıs gelsin, Hızır ile İlyas buluşsun, biz de bunu Yaşar Kemal'in en güzel romanı Al Gözüm Seyreyle Salih'te okuyalım. Sonra haydi bahar gelsin!


Birinci Cemre
Havaya (19-20 Şubat)

İkinci Cemre
Suya (26-27 Şubat)

Üçüncü cemre
Toprağa (5-6 Mart)