Dijital platformlar, gazeteciler ve hak savunucuları için hem temel çalışma alanı hem de en büyük tehdit kaynağı haline gelmiş durumda. UNESCO verileri, bu tehdidin toplumsal cinsiyet boyutunu çarpıcı bir şekilde belgeliyor:
Kadın gazetecilerin %73’ü mesleklerini icra ederken çevrimiçi tehditlerle yüz yüze kalıyor.
Dijital tacize uğrayan her 4 kadından 1’i, bu tehditlerin bir sonucu olarak gerçek dünyada fiziksel saldırıya uğradığını bildiriyor.
Özellikle Ortadoğu ve Doğu Afrika bölgelerinde yapılan saha çalışmaları; karalama kampanyaları, oltalama (phishing) ve ifşa (doxxing) gibi yöntemlerin sistematik birer susturma aracına dönüştüğünü gösteriyor.

Algoritmik Sansür
Rapor, platformların yönetim biçimindeki yapısal kusurların, ifade özgürlüğünü nasıl felç ettiğini analiz ediyor:
Gerekçesiz Kısıtlamalar: Birçok hak savunucusu, içeriklerinin hiçbir somut gerekçe sunulmadan veya etkili bir itiraz yolu tanınmadan kaldırıldığını veya hesaplarının askıya alındığını belirtiyor.
Gölge Engelleme (Shadow Banning): Algoritmaların belirli içerik türlerini veya politik hassasiyeti olan sesleri sistematik olarak bastırdığına dair ciddi veriler mevcut.
Hükümet Baskısı: Platformların, hükümetlerden gelen içerik kaldırma ve veri talepleri konusunda yeterince şeffaf olmaması, özellikle çatışma bölgelerinde çalışanlar için hayati risk oluşturuyor.
Kriz Bölgelerinde "Acil Müdahale" Şartı
UNESCO ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), teknoloji şirketlerinin sadece yerel yasalara uymasını yeterli bulmuyor; onları uluslararası insan hakları standartlarını operasyonel hale getirmeye çağırıyor:
Hızlı Uyarı Sistemleri: Gazeteciler ve hak savunucuları için doğrudan ulaşabilecekleri, yerel dil ve kültürel bağlama hâkim uzmanlardan oluşan "hızlı müdahale" kanalları kurulmalı.
Gizlilik Kalkanı: Uçtan uca şifreleme, iki faktörlü kimlik doğrulama ve anonimlik araçları, özellikle risk altındaki bölgelerde çalışanlar için varsayılan güvenlik ayarı olmalı.
Şeffaflık Raporları: Şirketler, hükümetlerden gelen veri taleplerini, içerik kaldırma emirlerini ve bu taleplere nasıl yanıt verdiklerini düzenli ve ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşmalı.
Ortak Bir Dijital Gelecek
Rapor, dijital platformların artık pasif ortamlar değil, insan hakları denkleminin aktif birer parçası olduğunu vurguluyor. Gazetecilerin ve hak savunucularının susturulduğu bir dünyada, tüm toplumun sesini kaybedeceği ve bilgiye erişimin imkansızlaşacağı hatırlatılıyor.
Kaynak: Protecting Critical Voices