Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), iklim değişikliğinin karasal sistemler üzerindeki etkisini en geniş kapsamlı incelediği “Arazi Raporu”nu yayımladı. 52 ülkeden 103 bilim insanı tarafından hazırlanan rapor, toprağın kötü kullanılmasının gıda güvenliği için risk oluşturduğunu ve iklim değişikliğine zemin hazırladığını ortaya koyuyor.

Rapora göre;

- Tarım, ormancılık ve diğer toprak kullanım biçimleri küresel insan kaynaklı seragazı emisyonların %23’ünden sorumlu.

- Topraktaki doğal süreçler ise yaklaşık olarak fosil yakıt ve endüstri kaynaklı karbondioksit emisyonlarının üçte birine eşdeğer miktarda karbondioksit yutuyor.

- Daha yoğun yağışlar, ekili alanlardaki toprak erozyonu riskini artırıyor. Bu aşırı hava olayları aynı zamanda gıda güvenliğini de tehdit ediyor.

Toprakların bozulması, üretkenliğini kaybetmesine, yetişebilecek ürünlerin kısıtlanmasına ve toprağın karbon yutma yetisinin azalmasına yol açıyor. Yani topraktaki bozulma iklim değişikliğini artıran etkenlerden. Rapora göre, iklim değişikliğinin üstesinden gelmenin en iyi yolu kapsayıcı sürdürülebilirliğe odaklanmak. Yani sürdürülebilir arazi yönetimi gezegenin geleceği için kritik öneme sahip.

Ulusal Seragazı Envanterleri Görev Gücü Eşbaşkanı Kiyoto Tanabe, sürdürülebilir arazi yönetiminin, toplulukları, toprak erozyonunun ve toprak kaymasının vereceği hasarlara karşı korumak için bir yöntem olduğunu belirtiyor ve uyarıyor: “Ancak, bu yöntemin de sınırları var, bazı vakalarda arazi bozulumunun geri dönüşü olmayabilir.”

Oysa yaklaşık 500 milyon insan giderek çölleşen alanlarda yaşıyor. Kurak alanlar ve çölleşen araziler, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve kum fırtınaları gibi aşırı hava olaylarına karşı en savunmasız araziler. Zira, nüfus artışı da bu topraklar üzerindeki baskıyı giderek artırıyor.

Ancak iklimbilimcilerden gelen haberler pek iyi değil. Yeni bulgular, 1,5°C’lik ısınmada bile kurak alanlarda su kıtlığı, yangın, permafrostun (donmuş toprak) bozulumu ve gıda güvenliği konularında risklerin arttığını gösteriyor. 2°C’lik artışta ise riskler daha yükseliyor.

Peki, neler yapılabilir? Raporda, iklim değişikliğinin karasal ekosistem üzerindeki etkilerinin nasıl yönetilebileceğine, sürdürülebilir arazi yönetiminin nasıl yapılması gerektiğine dair öneriler de mevcut.

Topraktaki Bozulma İklim Değişikliğini Artırıyor 1

Gıdaların Üçte Biri Kayboluyor

Arazi Raporu, gıdaların üçte birinin kaybolduğunu ya da çöpe atıldığını ortaya koyuyor. Oysa bu kaybı azaltmak, seragazı emisyonlarının azaltılmasını ve gıda güvenliğinin geliştirilmesini sağlayabilir.

IPCC II. Çalışma Grubu Eşbaşkanı Priyadarshi Shukla, iklim değişikliğinin üretimde ve beslenme değerinde azalma, fiyatlarda artış ve tedarik zincirinde aksamaya neden olacağını, gıda güvenliğini gün geçtikçe artarak etkilemeye devam edeceğini vurguluyor ve ekliyor: “Farklı ülkelerde farklı etkiler ile karşılaşacağız ancak Afrika, Asya, Latin Amerika ve Karayipler’deki düşük gelirli ülkelerde şiddetli etkiler görülecek.”

“İvedi ve geniş kapsamlı eylemler gerekiyor”

İklim değişikliğine karşı eşgüdümlü yapılacak eylemler, arazilerin, gıda güvenliğinin ve beslenmenin iyileşmesini sağlayabilir ve açlığı durdurmaya yardım edebilir. Toprağa ve gıdaya ulaşımda eşitsizlikleri gidermek de iklim değişikliğinin etkilerine karşı durmak için etkili yöntemlerden biri.

IPCC II. Çalışma Grubu Eş-Başkanı Hans-Otto Pörtner, “Halihazırda kullanılan araziler değişen iklimlerde dünyayı besleyebilir ve yenilenebilir enerji için biyokütle sağlayabilir, ancak muhtelif alanlarda ivedi ve geniş kapsamlı eylemler gerekiyor” diyor ve ekliyor: “Bu eylemlere aynı zamanda ekosistemleri ve biyolojik çeşitliği korumak ve onarmak için de ihtiyacımız var.”

Tam adı “Karasal Ekosistemlerde İklim değişikliği, Çölleşme, Arazi Bozulumu, Sürdürülebilir Arazi Yönetimi, Gıda Güvencesi ve Seragazları Değişimleri Özel Raporu” olan çalışmaya ulaşmak için buraya tıklayınız.