Dünyada palmiye yağını en çok tüketen ülke unvanına sahip Hindistan, tüketttiği palmiye yağının yüzde 96’sını başta Endonezya ve Malezya olmak üzere ithal ediyor. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF)-Hindistan’ın yeni yayımladığı Palmiye Ana Hatları - Hint Palmiye Yağı Endüstrisi İçin Sürdürülebilir Bir Gelecek Planlaması isimli rapor, palmiye yağının sürdürülebilir üretimi için Hint şirketlerinin oynayabileceği kritik rolün altını çiziyor ve Hint pazarı için uygulanabilir çözümler sunuyor.

Palmiye yağı dünyada en yaygın tüketilen bitkisel yağı ve en üretken yağ tohumlarından biri. Üretici ülkelerde, tropik ormanların geniş ölçekli palmiye yağı plantasyonlarına dönüşümü çeşitli negatif çevresel ve sosyal etkilere yol açıyor. Rapora göre bu gibi yoğun üretim sistemleri ekosistemin yıkımı ve buna bağlı olarak biyo-çeşitlilik kaybıyla sonuçlanmakla kalmıyor aynı zamanda küresel iklim değişikliğini de olumsuz etkiliyor. Sürdürülebilir olmayan palmiye yağı üretimi sorumsuz gübre kullanımı, işçi hakları ihlali, sağlık ve güven meselesi ile yerli halkın işine son verilmesi anlamına geliyor.

Sürdürülebilir Palmiye Yağı 1

Adadaki ormanlar orangutanların da yaşam alanı. Genç bir orangutana, rehabilitasyon merkezinde her gün birkaç saatliğine egzersiz yaptırılıyor.

Fotoğraf: Fletcher ve Baylis - WWF

Sürdürülebilir palmiye yağı, üretildiği bölgelerdeki ormanlara, biyo-çeşitliliğe ve topluma daha az zarar veren, sorumlu bir şekilde üretilen palmiye yağı demek. Bunu başarmak içinse gönüllü uygulamalar ve kurumsal taahhütlerden izlenebilir ve sürdürülebilir kaynak kullanımına kadar uzanan bir dizi yaklaşım ortaya çıkıyor. WWF-Hindistan’ın Genel Sekreteri ve Genel Müdürü Ravi Singh, bu raporun dünyanın en büyük palmiye yağı pazarı olan Hindistan için bir hedef koyduğunu belirtiyor: Palmiye yağını sürdürülebilir şekilde tüketmek.

Rapor, küresel hızlı tüketim ürünleri markalarının sürdürülebilir kaynak bulma taahhütlerini uygulamaya geçirmesi, tedarik zinciri oluşacak bir sanayi forumu aracılığıyla sanayi işbirliğinin geliştirilmesi gibi düşük maliyetli çözümler barındırıyor. Ayrıca gümrük vergisiyle politika müdahalesi, sürdürülebilirlik çerçevesinde sorumlu yurtiçi üretimin pazarlanması, sektörde yeşil finans vesilesiyle ormansızlaşma içermeyen görevlerin savunulması raporda altı çizilen diğer çözümler.

Hindistan’da şimdiden bazı Hint firmaları iş yapış şekillerine sürdürülebilirliği yerleştirdi. Bilinirlik seviyesinin gözle görünür artışına rağmen Hint endüstrisinin bu konuyu benimsemesi biraz zaman alacak gibi gözüküyor.