Türkiye’nin en güzel ardıç ve meşe ormanlarını barındıran Isparta'nın Sütçüler ilçesinde, binlerce yaban atının yaşadığı Yeniköy ve çevresi vahşi madenciliğin tehdidi altında. Barındırdığı biyolojik çeşitlilik ve ardıç ormanlarıyla koruma altına alınması gereken alanda özel bir maden şirketine verilen ruhsatla 100 hektarlık alanda mermer çıkartılacak. Yeniköy yakınlarındaki alanda deneme üretimine başlayan maden firması, şimdiden onlarca ardıç ağacını katletti. Daha önce mermer ocağıyla ilgili 'sosyal problem yaratmayacak' görüşü veren Isparta Orman Bölge Müdürlüğü ise köylülerin itirazlarını dikkate almadı.
 
 
Binlerce Vahşi Atın Yaşam Alanı Yok Edilecek
 
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde, ülkenin en nitelikli ardıç ormanlarının bulunduğu bölgede köylülerin karşı çıkmasına rağmen verilen mermer ocağı deneme üretimine başladı, Yeniköy yakınlarında onlarca ardıç ağacı katledildi. İstanbul merkezli özel bir maden firmasına 100 hektarlık alanda verilen mermer ocağı izni, ardıç ormanının yanı sıra bölgede yaşayan binlerce yılkı atı için de ölüm fermanı niteliğinde.
 
 
Köylüyü Dinleyen, Binlerce Yabani Atı Gören Yok
 
Sütçüler ilçesine bağlı Yeniköy sınırlarında işletilmesi planlanan mermer ocağı, yöre halkı için önemli bir üretim ve buluşma merkezi olan Zengi Yaylası'na ise 300-400 metre mesafede yer alıyor. Yöre köylülerinin karşı çıkmasına rağmen mermer ocağı işletmesine ruhsat vermekte bir sakınca görmeyen kurumlardan biri olan Isparta Orman Bölge Müdürlüğü, mermer ocağının yörede 'sosyal problem yaratmayacağı' yönünde rapor hazırlamıştı. Mermer ocağıyla ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunulan ÇED başvuru dosyasında ise alanda varlığını sürdüren binlerce yılkı atından hiç söz edilmemesi tepki çekmişti.
 
 
Keçilere Ceza Kesilen Ormanlar İş Makinelerine Açıldı
 
Bölgedeki yıkım projelerine karşı mücadele yürüten Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu'ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada, Sütçüler ilçesinde 150 civarında mermer ve taş ocağı ruhsatı verildiğine dikkat çekilerek, "Sütçüler bölgesinin zengin bitki örtüsünü borçlu olduğu jeolojik yapısı ne yazık ki hoyratça kısa vadeli kazançlar uğruna yok ediliyor. Yöre halkının yüzlerce yıldır koruduğu coğrafya, şimdi özel şirketlere peşkeş çekiliyor. Köylünün geçim kaynağı olan keçilerin yıllarca sokulmadığı, çobanlara ağır cezai yaptırımlar uygulanan el değmemiş ormanlar şimdi iş makinelerine sonuna kadar açılmış durumda. Bu vicdanı olan hiç kimse için kabul edilebilir bir durum değildir. Yekililerden bir an önce bu yanlışa son vermelerini ve kamu vicdanında derin yaralar açan uygulamaları acilen durdurmalarını talep ediyoruz. Birkaç kişinin ekonomik kazancı için binlerce insanın, bir kentin ve bir ülkenin geleceği yok edilemez. Kaybedilecek olan yalnızca doğa ve ekolojik değerlerimiz değil, geleceğimizdir" denildi.
 
 
İl Genel Meclisi Rapor Hazırladı: ‘Madenciliğe Sınırlama Gelsin’
 
Isparta'nın korunan alanlarının sınırına dayanan vahşi madencilik uygulamaları geçtiğimiz aylarda İl Genel Meclisi'nin de gündemine gelmiş, konuyla ilgili oluşturulan komisyonun hazırladığı raporda, kentteki korunan alanlarda mermer ocağı ruhsatı verilmemesi gerektiği vurgulanmıştı. Başbakanlık ve ilgili bakanlıklara da iletilen raporda, Yeniköy yakınlarındaki Tota Yaylası, Davraz Dağı ve Dedegöl Dağı gibi biyolojik çeşitlilik açısından koruma gerektiren bölgelerde mermer ocağı ruhsatı verilmemesi gerektiği vurgulanarak, özetle şu görüşlere yer verilmişti:
 
 
‘Amacımız Sürdürülebilir Yaşam’
 
"Sonuç olarak coğrafyamızdaki endemik bitki çeşitliliği, milli parklar varlığı, orman potansiyeli, tatlı su kaynakları gibi değerlerimizin fazlalığı, ilerleyen yıllarda doğanın dengesinin korunmasında önem arz etmektedir. Koruma ve kullanma dengesini ön planda tutarak ekolojinin ekonomiye zarar vermeyeceğini düşünmekteyiz. Maksadımız sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir yaşam ve sürdürülebilir ekonomidir.”