"Bebeğimiz oldu bir yere gidemeyiz”, “Çocukla beş yıldızlı otelden başka yere gidilmiyor, onlar büyüyünceye kadar böyle”, “Hem bebeğe hem bize eziyet, bir yere gitmeyiverelim, mis gibi evimizde otururuz” cümlelerini hep duyarız. Bu anlayışla çoğumuz bebeğiyle Bodrum’a dahi gidemezken Elif- Deniz Kılıç çifti 5.5 aylık bebekleri Kuzey’le birlikte Bodrum’dan çıkıp Avrupa üzerinden Afrika’ya 63 gün süren bir gezi yapmışlar. Pişman da değiller üstelik, bu gezi planladıkları dünya turunun ayaklarından sadece biri.

Elif’le Deniz Bodrum’da tur rehberliği yaptıkları acentede tanışmışlar. 2009’da evlenmiş ve işten arta kalan zamanlarında birlikte gezmeye başlamışlar.

2009’da motorla İran’a yaptıkları 45 gün süren 8000 km’lik tur birlikte ilk uzun rotaları olmuş. Kışın ortasında yaptıkları bu yolculuk çok zorlu olmuş, yollarda kaşları, kirpikleri donmuş ama bir yandan da yapamayacakları bir şey olmadığını gösterip cesaret vermiş onlara.

2010’da önce 5000 km yol yapıp Macaristan’a gitmişler, sonra “Afrika Yolları Taştan” ismini verdikleri Afrika gezisine çıkmışlar. Daha sonra bakmışlar gidecek yol çok, neden dünyayı böylece gezmeyelim deyip maceralarının adını “Tekerimde Dünya”ya çevirmişler. Dünya turlarının ilk bacağı olmuş bu Afrika gezisi. Facebook’ta “TekerimdeDunya” adıyla kurdukları grubun iki bine yakın takipçisi var.

Paraları olmadığından evde geçen bir seneden sonra 2012 haziranında Kuzey bebek katılmış ailelerine. Yol için diğer şartlar uygun olunca bebeklerini bahane etmemiş onu da yanlarına alıp yine yollara koyulmuşlar. Aralık’ta Kuzey bebek beş buçuk aylıkken Bodrum’dan yola çıkıp motorcuların rüyası Dakar’dan Kuzey 7,5 aylıkken evlerine dönmüşler.

Deniz ve arkadaşları Bora 900 CC motorlarıyla, Elif’le Kuzey’se 95 model bir arazi aracıyla 10500 km yol yapmışlar. Motor sevdalısı arkadaşları Bora Tanık yolun başından beri, Melis Yağcıoğlu ise Barcelona’dan sonra onlara eşlik etmiş.

Bodrum’da yaşayan gezgin Kılıç ailesiyle internet aracılığıyla konuştuk. Elif ve Deniz sorularımızı cevaplarken şu günlerde artık bir yaşını dolduran Kuzey de şaşkınlık verecek bir uslulukla oyuncaklarıyla oynuyordu.

Kuzey’le birlikte Dakar’a gitme planı nereden çıktı?

Deniz: Zaten gezmek istiyor ve nereye gidelim diye düşünüyorduk. Paramız yoktu, motorumuz yoktu, Kuzey doğmuştu, kendimize 95 model bir cip almıştık. O sırada Bora’yla tanıştık, o da motorla uzun yola gitmek istiyordu. Afrika’nın doğu yakasını gezmiştik, bu defa batı yakasına gidelim dedik.

Hamilelik döneminizde de gezmiş miydiniz?

Elif: Evet. 3,5 aylık hamileyken rehber olarak Güney Afrika’ya tura gitmiştim, 11 saatlik bir uçak yolculuğuydu. Ama ondan sonra hamileliğim boyunca seyahat etmedim. Spor yaptım ve yüzdüm, çok sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirdim. 8,5 aylıkken hala motor kullanıyordum. Hamileliğim sırasında çok okudum ve bebeğe hazırlık yaptım. Özellikle Tracey Hogg’un Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler kitabından çok faydalandım. Halen başucumda duruyor, herkese tavsiye ediyorum.

Peki Kuzey doğduktan sonra neler oldu? Kuzey uslu bir çocuk muydu genel olarak?

Doğumun ardından hastaneden çıkışından itibaren çok güzel bir düzen oturttuk ve hem Kuzey hem biz rahat ettik. Ben Kuzey için gece hiç uyanmadım ve bakımıyla ilgili hiç sorun yaşamadım. Pimpirikli bir anne de değilim, onun sağlığı ve sosyalliği için her şeyi yaptıktan sonra endişelenecek bir şey kalmıyor zaten.

Peki yola çıkmadan önce Kuzey için özel bir hazırlık yaptınız mı?

Elif: Okuyup araştırdık.Bunun yanında bir pedagogla görüştük. Rahat edip evde hissetmesi için Kuzey’i hep aynı yerde uyutmamızı ve birlikte uyuduğu bir eşya varsa yanımıza almamızı önerdi. Kuzey’in evde uyurken dinlediği müzik kutusunu, yastığını ve yorganını yanımızda taşıdık. Aynı yerde uyuyabilmesi için de küçük bir çadır aldık. Gittiğimiz otellerde de mola verdiğimiz yerlerde de çadırını kurduk, Kuzey hep orada uyudu.

Genel olarak nasıldı Kuzey’le gezmek, sorun yaşadınız mı?

Elif: Bizim için hiç zor olmadı, Kuzey çok sakin bir bebek. Doğumundan itibaren çok güzel bir düzen oturtmuştuk zaten. Hastaneden eve geldiği günden itibaren akşam saat sekiz buçukta yatar, sabah yedide uyanır. Yol ile ilgili korkum vardı, çünkü evde belli bir düzeni vardı. Neyse ki yolda da hiçbir sorun yaşamadık.

Deniz: ‘Kuzey’de olumsuz bir tepki olursa döneriz’ demiştik, ama baktık ki biz sorun çıkarıyoruz o çıkarmıyor, devam ettik.

En büyük sıkıntı ne oldu?

Deniz: En büyük sıkıntılarımızdan biri Moritanya ile Batı Sahra arasındaki uzun çöl geçişleriydi. Kuzey’in konforunu düşündüğümüz için genellikle günde 300-350 km yol yaptık, 80- 100 km’de bir durduk. Her gün öğleden sonra kalacağımız otele varmış olduk. Bütün bir günü arabada geçirdiğimiz olmadı. Yolda Elif bize işaret veriyordu, duruyorduk Kuzey’in yemeğini yediriyor, altını değiştiriyor devam ediyorduk.

Yeme içmede sıkıntı yaşadınız mı?

Deniz: Normal standartta insanlar sorun yaşayabilir ama biz ne bulursak yiyen tipleriz, sıkıntımız olmadı. Sokak yemekleri de yedik, güzel restoranlarda da yedik.

Kuzey ne yedi?

Elif: Kuzey’in yediği yemekleri hep ben pişirdim. Küçük bir tüp, tencere, bir de ezicim vardı, her yerde elektrik olmadığı için kocaman bir blender taşımadım. Hazır mama filan hiç yedirmedim, hazır mamaya karşıyım.

Yeni bir yolculuk var mı?

Seneye Hazar Denizi’nin kuzeyinden Moğolistan’da Ulan Batur’a kadar gidip güneyden dönmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğu Kuzey, Elif ve ben yapmayı düşünmüştük ama son iki ayda bir gelişme oldu, Mystic Routes şirketiyle ortak motor turları yapmak için anlaştık. İşler yolunda giderse planladığımız Moğolistan turunda Elif ve Kuzey’in gideceği aracı ve benim kullanacağım motoru onlar sağlayacaklar. İlgilenen olursa motosikletgezileri.com’dan bilgilere ulaşabilirler.

Ne varsa satıp borçları ödüyoruz

Yolda hiç hastalandınız mı?

Elif: Kuzey’de biz de hiç rahatsızlanmadık. Gayet sağlıklı gittik geldik. Biz aşılarımızı yaptırmıştık, Kuzey’in aşılarını da İspanya’da tamamladık.

Ama size bir şey anlatayım. Moritanya’da bir yerde durmuştuk, çocuklar etrafımızı sardı. Kuzey, beyaz bir bebek olduğundan çocukların çok ilgisini çekiyor, oynamak istiyorlar. Biz “Hadi fotoğraf çektirelim” derken 12 yaşındaki bir kız Kuzey’in elini tuttu ve iki saniye içinde dudağına yapışıp öptü. Panik oldum bir anda, Afrika’dasınız, sağlık koşulları farklı, türlü türlü hastalık var, aşılarımızı vurulmuşuz ama 9 aydan önce Kuzey’e vurduramadığımız aşılar var. Ben hep dikkat ediyordum, elini ağzını yıkıyordum sürekli. Ama ben öpen çocuğa “no, no” deyince, baktım o da üzüldü, onun için de üzüldüm. Oradan uzaklaşınca hemen Kuzey’in elini ağzını yıkadık, doktorumuzu aradım. Pimpirikli bir anne değilim ama bu olayda panikledim, tek paniklediğim yer o oldu.

Afrika’da durum nasıldı, bir kadın ve bebek için özellikle?

Elif: Afrika’da koşullar iyi değil. Hijyen aramayacaksınız. Yanımızda bir sürü antibakteriyel jel, sabun ve su taşıdık. Aşılarımızı olduk, sıtma için ilaçlar aldık.

Böyle uzun yolculuklar için para meselesini nasıl hallediyorsunuz?

Deniz: Biz çok parası olup nerede harcayalım diye düşünen insanlar değiliz. Bu iş için para yaratıyor, imkânlarımızı zorluyoruz. Hâlâ borçlarımızı ödemeye çalışıyoruz. Gelir gelmez arabayı, motoru sattık, çünkü daha İtalya’da paramız bitti. Bir önceki turumuzda da Kenya’dayken paramız bitmişti.

Para bitince ne yapıyorsunuz?

Deniz: Bir sürü dostumuz var bizi takip ediyorlar internetten. Üçünü beşini aradık aynı anda onlar bize para gönderdi. Döndüğümüzde de elde ne varsa satıp borçlarımızı ödemeye çalışıyoruz. Motorla zaten duygusal bağımız yok, ‘Ben bu yolu bu motorla yaptım, hiç satmayacağım’ da demiyoruz yani... Üzülüyoruz tabii ama bir araç o sonuçta. Bu sene de arabamızı sattık, sezon geldi çalışıyoruz. Şu anda arabamız yok.

Annem “Sizi şikâyet ederim” dedi

Aileleriniz Kuzey’le birlikte yola çıkma fikrine nasıl tepki gösterdi?

» Elif: Önce hepsi karşı çıktı. Deniz’in annesi yola çıkarsak bizi şikâyet edeceğini, sınırdan geçirtmeyeceğini bile söyledi.

Siz ne dediniz?

» Deniz: Anneme “Bak torununu göstermem” dediğimde yumuşadı. Şimdi gururla anlatıyorlar bizi herkese.

Peki eş dost... Onlar destek verdi mi bu plana?

» Elif: Aksine... Birçok arkadaşımız, özellikle çocuğu olanlar “Çocukla kesinlikle yapamazsınız” dediler. Ama biz böyle yorumlara alışığız, Afrika’ya ilk gidişimizde de “Motorunuz o yollara uygun değil, yapamazsınız” demişlerdi. Biz de “tabii tabii” dedik herkese ama bir yandan da hazırlığımızı yaptık. Kuzey’le ilgili neler yapmamız gerektiğini de en ince ayrıntısına kadar öğrenmiştik. Yapamazsınız diyen herkes, döndüğümüzde bizi tebrik etti.

 

Kaynak: http://arsiv.taraf.com.tr/haber-kuzey-bebek-afrika-yollarinda-126357/