Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın yaklaşık 12 kilometre kuzeydoğusundaki bir dağ sırasının tepesinde bulunuyor. Bereketli Hilal olarak bilinen Fırat ve Dicle nehirlerinin beslediği, medeniyetin doğduğu Mezopotamya’nın bir parçası. Bereketli Hilal, tarihteki ilk kentlerin, yazının, uygarlığın başlangıç noktası. Şimdi Göbeklitepe kazılarıyla tarih yeniden yazılıyor. Yaklaşık 12 bin yıl öncesinde nasıl tasarlandığı hâlâ cevap bulamayan bu anıtsal yapı, Mısır Piramitlerinden yedi bin 500 yıl ve İngiltere'deki Stonehenge’den yaklaşık yedi bin yıl önce inşa edilmiş. Avcı ve derleyici insan toplulukları zamanında, henüz yerleşik hayata geçilmediği bir dönemden bahsediyoruz.

Çocuklar Tarihin Sıfır Noktasında 1

İlk kez 1983'te fark edilen Göbeklitepe, 1995 yılından bu yana Şanlıurfa Müzesi ve Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından ortaklaşa yürütülen kazılarla gün yüzüne çıktı. Doğuş Grubu’nun 2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile 20 yıllık bir işbirliğine imza atarak desteklediği Göbeklitepe, geçtiğimiz yıl UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi. Göbeklitepe’ye hak ettiği değeri vermeyi amaç edinen Doğuş Grubu, düzenlediği etkinliklerle burayı tüm dünyaya tanıtma misyonuna devam ediyor. Bu bağlamda 22 Nisan’da Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, Göbeklitepe’de bir konser verdi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen konservatuar öğrencilerinin oluşturduğu orkestra, Rengim Gökmen’in şefliğinde izleyicilere dünyadan ve Türkiye’den eserler sundu. Çevredeki okullardan gelen çocuk grupları, son yılların en büyük arkeolojik keşfi olarak gösterilen Göbeklitepe’yi gezerek sonrasında Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’nı dinleme şansına sahip oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocukların, çocuklara sunduğu bir müzik ziyafetiydi. Kültürümüzü bilip yaşatacak olan yine çocuklar. Dileriz ki Göbeklitepe ve diğer kültür miraslarımızda da çocuklara yönelik etkinlikler artar; onların ilgisini çekecek, farkındalığını geliştirecek ortak bir dil oluşturulur.