Günümüzde çocukların tablet veya cep telefonu gibi cihazlardan kitap okumayı tercih ettiklerini düşünürüz fakat yeni araştırmalar tam tersini gösteriyor; çocuklar hâlâ kâğıt kitapları tercih etmekte. Computers & Education dergisinde yayınlanan ve e-okuma özelliğine sahip cihazlara sahip dört - altı yaş arası çocuğun dahil edildiği bir çalışmada çocukların okumak için bu cihazları kullanmadığı gözlemlendi. Çalışmanın bir diğer bulgusuysa bir çocuğun ne kadar çok sayıda cihaza erişimi varsa genel olarak o kadar az okuduğuydu. Görünen o ki çocuklara e-okuma cihazları vermek onların okuma isteğini azaltabiliyor. Bu bulgular gençlerin okumayı nasıl tercih ettiğini araştıran önceki araştırmaların bulgularıyla da uyumlu. Hepsinden önemlisi, okumaya en düşkün olanların kitaplarını ekrandan okumaktan hoşlanmaması. Dijitalleşme çağında pek çok okul çocukların e-kitapları tercih edeceği algısıyla kütüphanelerinden kâğıt kitapları kaldırıp çocukları ekranlara yönlendiriyor. Bu algının oluşmasında eğitim yazarı Marc Prensky’nin dijital çağda doğup büyüyen genç nesilleri tanımlamak için kullandığı “dijital yerli” terimi de etkili oldu. Oysa gençlerin okumak için ekranları tercih ettiği görüşü bilimsel araştırmalarca desteklenmiş değil. Yani okullar bu tür uygulamalarıyla çocukları aslında tercih ettikleri okuma şeklinden, dolayısıyla da büsbütün okumaktan uzaklaştırıyor olabilir. Peki, çocuklar neden ekrandan okumaktan hoşlanmıyor? Çünkü ekrandan okurken cihazdaki farklı uygulama ve oyunlar kullanıcının dikkatini dağıtabiliyor. Bu da özellikle dikkatini toparlamakta zorlanan öğrenciler için büyük sorun. Üstelik çocukların cihazları etkin kullanabilmesi için teknik özelliklerini bilmesi gerekiyor yani okuryazar olması yeterli değil, dijital okuryazar olması gerekiyor. Özetle, son derece basit ve keyifli bir etkinlik olması gereken okuma, ekran ışığıyla ve uyarıcı görüntü ve seslerle yaratıcı ve eğitsel gücünden bir şeyler yitiriyor olabilir.