Dünya Ekonomik Forumu’na göre yapay zekâ, makine öğrenimi, dil tanımlaması, biyometrik ve karar yönetimi alanlarındaki son teknolojik gelişmelerle dördüncü sanayi devrimini başlattı. Yapay zekâ pek çok alışılagelmiş işi bizim yerimize yapabilir. Örneğin sınav okuyup puanlandırabilir. Sanal eğitmen olup daha kişiselleştirilmiş ders olanakları sunabilir. Gerçeklikle bilgisayar görüntüsünün bütünleştirilmesi sayesinde ilgi ve anlamayı pekiştiren yüksek duyarlılıklı ve sarmal bir öğrenim ortamı sağlayabilir, böylece küresel sınıflarda eşzamanlı keşiflerde bulunulabilir. Tüm bunlara bağlı olarak üniversitelerde yeni akademik bölüm ve görevler oluşturulması gerekiyor. Esnek ve çok disiplinli müfredat, yapay zekâ yaratıp kullanan bilimcileri ve teknoloji uzmanlarını eğitmeli, bununla beraber öğrencileri de tıp, muhasebe, hukuk ve mimarlık gibi birbirinden farklı alanlara hazırlayabilmeli. Üstelik artık öğrencilerin gelecekleri ve meslekleri kendi becerileriyle makinelerinkiler arasında uzlaşma sağlamasına bağlı. Yapay zekâ ve otomasyon gibi güçlü teknolojik değişimlerin sürücüsü konumundaki üniversitelerin dördüncü sanayi devriminin yol açacağı işsizliğe ve bunun sosyal ve felsefi etkilerine çözüm önerileri getirmesi ve toplumu bu değişimlere dirençli kılacak olanakları yaratması gerekiyor. Üniversitelerin yapay zekâ devrimine vereceği yanıt bilimi, yeniliği, eğitimi ve toplumun kendisini yeniden biçimlendirecek.