İklim Zirvesi’ne geri sayım başladı. ABD Başkanı Joe Biden, 22 Nisan’da başlayacak ve çevrimiçi gerçekleştirilecek İklim Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dâhil olduğu 40 ülke liderini davet etti. Zirvede tüm ülkelerden iklim hedeflerini açıklaması bekleniyor. Halihazırda ABD, zirve sırasında Paris İklim Anlaşması altında iddialı bir emisyon azaltım hedefi açıklayacağını duyurdu. Ancak davetli ülkeler arasında Paris İklim Anlaşması’na taraf olmayan tek ülke Türkiye.

İklim için bir araya gelen 47 sivil toplum kuruluşu (STK), Türkiye’nin küresel sıcaklık artışını iki derecenin altında tutmayı amaçlayan Paris Anlaşması’nı imzalaması için #ParisiOnayla isimli imza kampanyası başlatmıştı. CAN Europe, 350.org, Change.org, Doğa Derneği, SEFIA, TEMA Vakfı, WWF-Türkiye, Yuva Derneği ve Greenpeace Akdeniz şimdi de Paris İklim Anlaşması hakkında doğru bilinen yanlışları da ortaya koymayı amaçlayan bir broşür hazırladı: 10 Soruda Paris Anlaşması. Broşür, Türkiye’nin anlaşmayı neden onaylaması gerektiğini de detaylı olarak ele alıyor.

10 Soruda Paris Anlaşması 1

Türkiye’nin küresel iklim müzakerelerinde söz sahibi olabilmesi için 22 Nisan’da gerçekleşecek İklim Zirvesi’ne katılımı oldukça önemli. STK’lar, zirve öncesinde Türkiye’nin Paris Anlaşması’na taraf olacağını duyurarak, küresel iklim politikalarının şekillenmesinde liderliğe aday olmasını ve en az diğer dünya liderleri kadar karar verici konumda olmasını talep ediyor.

“Türkiye güçlü bir emisyon azaltım hedefi ortaya koymalı”

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem: Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olan ülkemizin, son zamanlarda hız kazanan düşük karbon ekonomisine geçiş ve enerji dönüşümü sürecinin dışında kalması beklenemez. Bu doğrultuda, Türkiye’nin de Paris Anlaşması’na taraf olarak; güçlü bir emisyon azaltım hedefi ortaya koyması ve kömürden çıkışı önceliklendiren bütüncül bir politika çerçevesinde iklim krizi ile mücadelede kararlılık sergilemesi gerekiyor.

“BM İklim Konferansı öncesi bu zirve bir fırsat olarak değerlendirilmeli”

Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) Direktörü Bengisu Özenç: Türkiye’nin, dünyadaki iklim politikalarının belirlenmesinde lider ülkeler arasında olması önemli. Uluslararası ticaret ve finans, bugün yeşil kalkınma stratejileri üzerinden yeniden tanımlanırken ülkeler iklim politikalarını da bu gerçek doğrultusunda belirliyor. Küresel iklim politikalarının şekillenmesinde karar vericiler arasında yer almak için, kasım ayında gerçekleştirilecek BM İklim Konferansı öncesi bu zirve bir fırsat olarak değerlendirilmeli. Dünya’nın en büyük 20 ekonomisinden biri olan Türkiye, vakit kaybetmeden Paris Anlaşması’nı onaylayarak ilk adımı atmalı ve yeni düzen içerisinde yerini almalı.

10 Soruda Paris Anlaşması 2

“Türkiye siyasetin, ticaretin ve ekonominin geleceğinin çerçevesini çizen ülkelerin dışında kalacak”

TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Ceren Pınar Gayretli: Türkiye; Irak, İran, Eritre, Libya ve Yemen’le birlikte Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak yürürlüğe koymayan son 6 ülke arasında yer almaktadır. Türkiye'nin sözleşmeye taraf olan diğer 191 ülke gibi Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak yürürlüğe koyması ve sera gazı azaltım taahhütlerini iyileştirmesi gerekmektedir. Türkiye, Paris İklim Anlaşmasını onaylamamaya devam ettiği takdirde; siyasetin, ticaretin ve ekonominin geleceğinin çerçevesini çizen ülkelerin dışında kalacak. Türkiye'nin bir an önce Paris İklim Anlaşması'nı onaylayıp, iklim hedeflerini güçlendirerek küresel çalışmaların liderleri arasında yer almasını talep ediyoruz.

“İklim krizi ile mücadelede hiçbir ülkenin tek başına kurtuluş şansı yok”

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Lideri Burcu Ünal: Pandemi ile acı bir şekilde de olsa hepimizin aynı gemide olduğunu tecrübe ettik. İklim krizi ile mücadelede de hiçbir ülkenin tek başına kurtuluş şansı yok. Tüm dünya daha fazla zaman kaybetmeden birlikte harekete geçmeli... Bu birlik için de şu an elimizdeki en büyük koz Paris İklim Anlaşması. İklim krizinin, aşırı hava olayları ile maalesef günlük hayatın bir parçası haline geldiği Türkiye de hızla Paris İklim Anlaşması'nı onaylayarak; eski ve kirli enerji üretim biçimlerini terk edip yüzünü yenilenebilir enerjiye çevirmeli. İklim krizi ile mücadelede dünya liderleri arasında yerini alma şansına sırtını dönmemeli.

“Yanlış su, tarım ve enerji politikalarını değiştirme yönünde karar alınması tercih değil, zorunluluk”

Doğa Derneği Başkanı Dicle Tuba Kılıç: Türkiye, yaşadığı kuraklıklar, seller, fırtınalar yoluyla iklim krizini çok daha yakından tanıdı. Yıllardır süregelen yanlış su, tarım ve enerji politikalarını değiştirme yönünde karar alınması artık bir tercih değil zorunluluk. Paris Anlaşması’nın imzalanmasıyla bu değişimi başlatabilir, katılımcı ve kalıcı çözümler geliştirerek dünyada önemli bir konuma gelebilir. Binlerce yıldır çeşitli iklim koşullarına uyum sağlamış kadim üretimlerin sürdüğü coğrafyamızdan iklim krizine uyum sağlamak için öğrenecek çok şeyimiz var.

10 Soruda Paris Anlaşması 3

Paris İklim Anlaşması’na Dair…

Paris Anlaşması, iklim krizinin önüne geçmek amacıyla 197 ülkenin ortak hareket etmeleri gerektiğini kabul ettikleri uluslararası bir anlaşma. Amaç, iklim krizinin önüne geçmek için küresel sıcaklık artışını 2 derece ile sınırlandırmak, mümkünse 1,5 derecenin altında tutmak. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf 197 ülkeden 191’i Paris Anlaşması’nı imzaladı ve onayladı. Onaylama sürecini tamamlamayan 6 ülke kaldı: Eritre, İran, Irak, Libya, Yemen ve Türkiye.

Türkiye, iklim değişikliğini durdurmak için tüm ülkeleri bir araya getiren anlaşmayı 2016’da imzaladı. Ancak, aradan beş yıl geçmesine rağmen Paris İklim Anlaşması TBMM’de onaylanmadı. Oysa iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz; Paris Anlaşması’nın asıl hedefi olan sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak içinse fazla zamanımız kalmadı.


“Paris’i Onayla” haberi için burayı tıklayın.


“10 Soruda Paris Anlaşması” broşürünü okumak için burayı tıklayın.