Kırklareli'nin Çukurpınar Köyü'nde faaliyetini sürdüren kalker ocağının kapasite artış talebiyle ilgili ÇED gerekli değildir kararını Danıştay; Demirköy’de 3 bin hektara yakın alanda yapılmak istenen bakır madeni sondajı girişimini ise Edirne İdare Mahkemesi iptal etti. Uzun süredir yaşam alanlarını savunmak için hukuk mücadelesi yürüten yöre halkı, iki iptal kararını da sevinçle karşıladı.

Türkiye’nin dört bir yanında başta ormanlar, tarım alanları ve su kaynakları olmak üzere, yaşamın pek çok alanında büyük tahribatlara neden olan vahşi madenciliğe karşı büyük tepki var. Yaşam alanlarını korumak amacıyla bir araya gelerek yıkım projelerine karşı hukuk mücadelesi yürüten Trakya köylülerine yargıdan iki ayrı sevindirici haber geldi.

 

Çukurpınar’ın Su Kaynakları Taş Ocağından Kurtuldu

Ergene Nehrinin kaynaklarından biri olan Kırklareli'nin Çukurpınar Köyü'nde faaliyetini sürdüren kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin kapasite artırımı talebi için valilikçe verilen ÇED gerekli değildir kararına karşı dava açan köylüleri haklı bulan Edirne İdare Mahkemesi’nin iptal kararı Danıştay tarafından da onaylandı.

 

Danıştay Valiliğin Temyiz Talebini Reddetti

Yöre halkı ve sivil toplum örgütlerinin açtığı davada valiliğin ÇED kararını iptal eden Edirne İdare Mahkemesi’nin bu kararına itiraz eden Kırklareli Valiliği, kararın bozulmasını talep etmişti. Bunun üzerine dava dosyası Danıştay 14. Dairesi’ne gitti. Danıştay, valiliğin itirazının yerel mahkemenin kararını bozmaya yeterli görmedi ve temyiz istemini reddetti. Oybirliği ile alınan Danıştay’ın davayla ilgili onama kararında, yerel mahkemenin iptal kararı ve dayandığı gerekçelerin hukuk ve usule uygun olduğu vurgulanarak, kararın bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığına hükmedildi.

 

Demirköy’de Açılmak İstenen 91 Bakır Madeni Sondajı da İptal

Kırklareli’ndeki vahşi madencilik girişimine yönelik bir başka yargı iptali ise bakır madeni sondajı için geldi. Demirköy ilçesi ile Balabanköy arasında 2831 hektarlık alanda toplam 91 adet sondaj noktasında yapılmak istenen ‘Bakır Madeni Sondaj Arama Çalışması’ projesine yönelik Kırklareli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce verilen ÇED Gerekli Değildir kararına karşı açılan davayı gören Edirne İdare Mahkemesi, ÇED kararını iptal etti.

 

Mahkeme Madenin Proje Dosyasını Eksik ve Yetersiz Buldu

Edirne İdare Mahkemesi’nin, davayla ilgili hazırlanan Bilirkişi Raporuna dayanarak aldığı iptal kararında, 1970’li yıllarda bölgede 56 kuyuda 4 bin 163 metre, 19 kuyuda ise 2 bin 86 metre sondaj yapıldığı belirtilerek,  şöyle denildi: “Bu çerçevede buradaki çalışmanın klasik bir rezerv belirlemeye yönelik bir çalışmadan çok, maden işletmesine geçilmeden önce yapılan bir detay çalışmayı ortaya koyma anlamına geldiği, Kırklareli Demirköy İlçesinin ekolojik tarımın, bu ilçelerde ormana bitişik köyler ise orman içi tıbbi-aromatik bitki toplayıcılığı ve organik arıcılık faaliyetlerinin, organik hayvancılığın ve ipek böcekçiliğinin geliştirileceği alanlarda gösterildiği, Demirköy ilçesinde geliştirilecek turizm yapısında ekolojik turizmin ön planda tutulacağı, bu durumun sahada yapılacak bakır madenciliği işletilmesi için uygun olmadığı, ayrıca PTD dosyasında yer altı ve yer üstü su kaynakları ile eksiklikler olduğu bilirkişi raporunda ortaya konmuştur. Sonuç olarak; Proje Tanıtım Dosyası’nın eksik ve yetersiz olduğu, davalı idare ve müdahil şirketin itirazları raporda yer alan bilimsel saptamaları kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığından, dava konusu işlemin oybirliği ile iptaline karar verilmiştir.”

 

DAYKO Tem. Göksal Çidem: ‘Ruhsat Sahası Yaban Hayatı Alanı’

Istrancalar’ın Avrupa’nın en önemli 5 doğa alanından biri olduğunu söyleyen Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (DAYKO) Kırklareli Temsilcisi Göksal Çidem, arka arkaya gelen yargı kararlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Ruhsat alanı yaban hayatın yaşam alanıdır Söz konusu ruhsat alanı içinde yüzlerce su kaynağı ve bunların bitişiği ile oluşan onlarca dere içilebilir saflıktadır. Demirköy içme suyu kaynaklarının da bulunduğu bölgede  eşsiz flora ve faunasıyla, Istrancalar’ın nadir eko sistemlerinin bulunduğu  bölgede  telafisi mümkün olmayan sonuçların yaşanmasına engel olmak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için her platformda  yaşamı savunmaya devam edeceğiz” dedi.