Nurol Holding'in madencilik şirketi TÜMAD Madencilik AŞ tarafından 2019 yılından bu yana işletilen altın ve gümüş madeni, hazırlanan yeni ÇED raporu ile mevcut faaliyet alanını ve üretim kapasitesini yaklaşık iki katına çıkarmayı hedefliyor. 26 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısının ardından, projenin ÇED sürecinin "nihai" olduğu ve eksiklerin tamamlanmasını müteakip resmi kararın ilan edileceği öğrenildi.

1300 Hektarlık Orman ve Havza Sınırı

Yeni projeyle birlikte, mevcut 835 hektarlık ÇED alanının 1287 hektara çıkarılması öngörülüyor. Bu artış, yaklaşık 1300 hektarlık bir orman arazisinin doğrudan maden sahasına dahil edilmesi anlamına geliyor. Projenin teknik detaylarında en dikkat çeken noktalardan biri, maden sahasının konumu. Saha, Kuzey Ege ve Susurluk havzalarını birbirinden ayıran "su bölüm hattı" üzerinde yer alıyor. Bu kritik konum, bölgedeki olası bir kirliliğin her iki havzayı da eş zamanlı etkileme riskini barındırıyor.


Madra Dağı’nda Kapasite Artışına Onay Verildi 1

"Susuzlaştırma" Riski

Bölgedeki yerel halk ve çevre örgütleri, projenin su rejimi üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Maden işletmesinin, halihazırda Burhaniye’nin içme suyu kaynağı olan Düdüklü Suyu dahil olmak üzere altı farklı su kaynağını kullandığı belirtiliyor. Kapasite artışıyla birlikte yıllık üretim kapasitesinin 15,5 milyon tona çıkacak olması, yeraltı sularının "susuzlaştırma" yöntemiyle seviyesinin düşürülmesine ve Madra Barajı üzerindeki baskının artmasına neden olabilir.

Kozak Yaylası ve Ekolojik Hassasiyet

ÇED raporunda yer alan veriler, maden ruhsat sahasının bir bölümünün İzmir il sınırları içindeki "Kozak Yaylası Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" içerisinde kaldığını gösteriyor. Bilim insanları tarafından ekolojik açıdan hassas bölge olarak nitelendirilen bu alanın yanı sıra, maden sahası Kaz Dağları Milli Parkı’na kuş uçuşu 29,6 km mesafede bulunuyor.

Toplantıda söz alan sivil toplum temsilcileri ve bölge sakinleri;

* Kümülatif etki değerlendirmesinin eksikliğini,

* Düşük tenörlü (0,39 gr/ton) cevher için uygulanan siyanür liçi yönteminin çevresel maliyetini,

* Asit kaya drenajı (AKD) riski taşıyan pasaların su kaynaklarına etkisini dile getirdiler.

 Bölgesel Maden Yoğunluğu Artıyor

Balıkesir genelinde madencilik faaliyetlerindeki artış da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Sadece son bir hafta içerisinde İvrindi’de iki yeni altın madeni projesi için süreç başlatılırken, Şubat ayı içerisinde yapılan ihalelerle il genelinde 35 yeni maden alanı daha belirlendi.

 Türkiye’nin 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Konferansı öncesinde, Madra Dağı’ndaki bu kapasite artışı kararı, ülkenin koruma ve kullanım dengesi politikaları açısından belirleyici bir örnek teşkil ediyor.

Madra Dağı’nda Kapasite Artışına Onay Verildi 2

26 Şubat, Perşembe günü saat 10.30’da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı binasında yapılan toplantıya sivil toplum örgütlerinden; Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu, Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği, Gömeç Çevre Platformu, Burhaniye Kent Konseyi Ekoloji Çalışma Grubu, Burhaniye Halk İnsiyatifi temsilcileri ve Gökçeyazı köylüleri katıldı.