Üçağızlı II Mağarası'nda bulunan Neandertal ve Homo sapiens fosilleri ile yontmataş, hayvan ve bitki kalıntılarına yönelik inceleme sonuçlarını içeren makale, 6 Temmuz 2026'da Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlandı. Makale yeni yayınlanmasına rağmen arkeoloji ve antropoloji dünyasında oldukça heyecan yarattı.

Orta Paleolitik Dönem’e tarihlendirilen Üçağızlı II Mağarası, Hatay’ın Yayladağı ilçe merkezinin 13 kilometre kuzeybatısında, Meydan Köyü sınırlarına yakın bir alanda yer alıyor. Kazılar 2020 yılından bu yana Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Prehistorya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Baykara başkanlığında uluslararası bir ekiple yürütülüyor.
Afrika'dan Çıkışın Kritik Dönemi
Homo sapiens’in yaklaşık 300 bin yıl önce Afrika'da ortaya çıktığı ve bu tarihten sonra farklı tarih aralıklarında Afrika’dan göç ederek Avrasya'ya yayıldığı düşünülüyor. "Afrika'dan Çıkış" olarak bilinen bu döneme ait fosil kayıtları oldukça sınırlı olduğundan, göçün nasıl gerçekleştiğine ilişkin birçok soru hâlâ yanıt bekliyor. Bu açıdan Levant bölgesi, Afrika ile Avrasya arasındaki en önemli geçiş koridorlarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye'nin güneyi ise bu koridorun kuzey ucunda yer alıyor. Üçağızlı II Mağarası'nda bulunan fosiller, yaklaşık 47 ila 77 bin yıl öncesine ait fosil kayıtlarla ilgili önemli katkı sağlıyor.
Üçağızlı II Mağarası kazılarında yaklaşık 77 bin ile 59 bin yıl öncesine tarihlenen Neandertal (Homo neanderthalensis) ile 59 bin ila 47 bin yıl öncesine tarihlenen Homo sapiens ait fosil kalıntıları bulundu. Fosillerin yaşları optik uyarımlı lüminesans (OSL) yöntemiyle belirlenirken, tür tayini dişler üzerinde gerçekleştirilen yüksek çözünürlüklü BT (CT) görüntüleme ve ayrıntılı morfolojik analizlerle yapıldı. Ancak henüz antik DNA analizi yapılmadığı için Üçağızlı II Mağarası'nda Neandertaller ile Homo sapiens arasında doğrudan melezleşme yaşandığını gösteren bir kanıt bulunmuyor.

Üçağızlı II Mağarası'nda kazılar 2020 yılından bu yana Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Prehistorya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Baykara başkanlığında uluslararası bir ekiple yürütülüyor.
Kazılarda 19.252 taş alet, 24.236 hayvan kalıntısı ve 59 adet yenilebilir olmayan deniz kabuğu fosili de gün yüzüne çıkarıldı. Buluntular, Neandertaller ile Homo sapiens'in aynı çakmaktaşı hammaddelerini kullandığını, taş aletleri benzer tekniklerle ürettiğini, aynı hayvan türlerini (yaban keçisi, alageyiği ve yaban domuzu gibi) avladığını ve av hayvanlarının benzer bölümlerini mağaraya taşıdığını gösteriyor. Bu bulgular, Üçağızlı II Mağarası'nda yaklaşık 20 bin yıl boyunca dikkat çekici bir kültürel sürekliliğin korunduğunu ortaya koyuyor. Bu kültürel geleneğin taşıyıcıları ise önce Neandertaller, daha sonra da Homo sapiens oldu. Çalışmayı yürüten ekip, bu denli ayrıntılı kültürel benzerliklerin iki insan türü tarafından birbirinden tamamen bağımsız geliştirilmiş olmasının düşük bir olasılık olduğunu değerlendiriyor. Bu nedenle bulguların, iki grup arasında kültürel temas yaşanmış olabileceğine işaret ettiğini belirtiyorlar.

Ortak Estetik ve Sembolik Tercihler
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de besin değeri taşımayan bir deniz kabuğu türü Columbella rustica oldu. Hem Neandertal hem de Homo sapiens kalıntılarının bulunduğu katmanlarda, aynı denizel yumuşakça kabuklularının bilinçli biçimde seçilerek mağaraya taşındığı belirlendi. Özellikle Neandertal fosillerinin bulunduğu katmanda bu kabukluların bazılarının ipe dizilmek üzere kasıtlı olarak delindiği ve bir kabuğun ise rengini değiştirmek için bilinçli olarak ısıya maruz bırakıldığı tespit edildi. Bu kabuk türü daha önce Homo sapiens'in sembolik davranışlarıyla ilişkilendiriliyordu (Üçağızlı I Mağarası örnekleri).

Columbella rustica
Üçağızlı II Mağarası'ndaki bulgular ise aynı seçici toplama davranışının Neandertaller tarafından da sergilendiğini gösteriyor. Araştırmacılar, mağara çevresinde çok sayıda farklı doğal yumuşakça kabukluları bulunmasına rağmen her iki insan türünün de aynı C.rustica’yı tercih etmiş olmasının "hiçbir işe yaramayan ama güzel olan şeylere" karşı ortak estetik ya da sembolik tercihlere sahip olabileceklerini düşündürüyor.
Bu süreklilik, Avrupa'daki bulgularla tezat oluşturuyor. Örneğin Fransa’daki Mandrin Mağarası’nda iki türün ardışık dalgalar halinde yaşadığı ancak geride ortak bir kültür bırakmadığı biliniyor. Buna karşılık Üçağızlı II Mağarası'nda bu farklı iki insan türünün aynı kültürel geleneği sürdürmüş olması, Levant bölgesindeki Neandertal topluluklarının Avrupa'daki akrabalarından farklı sosyal ilişkiler geliştirmiş olabileceğini düşündürüyor.

Üçağızlı II Mağarası'ndaki bu son bulgular Neantertaller ve Homo sapiensle ilgili birçok bilginin tekrar gözden geçirilmesine ve yeni sorular sormasına yol açacak gibi görünüyor. Biz de merak ettiğimiz soruları Hatay’da kazı çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. İsmail Baykara’ya sorduk.
Üçağızlı II Mağarası'ndan elde ettiğiniz bulguların, insan evrimi araştırmalarında şimdiye kadar kabul edilen hangi görüşleri yeniden düşünmemize yol açacağını düşünüyorsunuz? Bu keşfi benzer çalışmalardan ayıran en önemli özellik nedir?
Literatürde uzun süredir biyolojik tür değişimlerinin (Neandertal'den Homo sapiens'e geçiş) beraberinde keskin ve ani kültürel/teknolojik değişimler getirdiği varsayımı hakimdi. Üçağızlı II Mağarası bulguları, biyolojik evrim ile kültürel evrimin her zaman eş zamanlı veya paralel ilerlemek zorunda olmadığını açıkça kanıtlamaktadır. Mağarada tür düzeyinde bir değişim yaşandığını tespit edilen fosillerle kanıtladık; ancak aynı katmanlarda alet yapım teknolojisinin, avcılık alışkanlıklarının ve yaşam biçimlerinin birbirini takip eden bir istikrarla devam ettiğini gördük. Yani modern insan mağaraya geldiğinde, Neandertallerden kalan kültürel mirası bir “davranışsal süreklilik” içinde sürdürmüş. Bu keşfi benzer çalışmalardan ayıran en önemli özellik de bu: Levant gibi göç yollarının kalbi bir bölgede, tür değişimine rağmen, kültürel sürekliliğin devam ettiğini ilk kez bu kadar net ve doğrudan kanıtlayabiliyoruz.
Makalenizde Neandertaller ile Homo sapiens'in yaklaşık 20 bin yıl boyunca istikrarlı bir şekilde ortak bir kültürü sürdürdüğünü gösteren bulgulardan söz ediyorsunuz. Antropolojide "ortak kültür" dediğimizde tam olarak neyi kastediyoruz? Bu iki topluluğun temas ettiğini mi gösteriyor? Alternatif açıklamalar mümkün mü?
Makalede geçen ortak kültür, Üçağızlı II Mağarası'nda Neandertaller (77-59 bin yıl arası) ile modern insanların (59-47 bin yıl arası) avladıkları hayvan tercihleri (büyük/orta boy memeliler), beslenme stratejileri, hammadde seçimleri ve Levallois alet üretim teknolojilerinde gösterdikleri neredeyse tamamen aynı olan yapısal homojenliği ifade etmektedir.
İki tür arasındaki temas: İki topluluğun bölgede zamansal ve coğrafi olarak örtüşmesi, bu iki türün doğrudan temas kurduğu ve kültürel/teknolojik aktarımda bulunduğu hipotezini oldukça güçlendirmektedir.
Alternatif Açıklama: Eğer doğrudan bir temas olmadıysa, bu durum "yerel ekolojik adaptasyon" ile açıklanabilir. Kuzey Levant'ın Akdeniz kıyısındaki çevresel koşullar ve bölgedeki çakmaktaşı kaynaklarının yapısı, mağaraya ardışık olarak gelen her iki insan türünü de hayatta kalabilmek için en optimize ve benzer çözümleri (aynı av stratejisi ve alet yapım tekniği) bağımsız olarak sürdürmeye zorlamış olabilir.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, dış görünüş olarak birbirinden çok farklı iki insan türünün de besin değeri olmayan aynı deniz kabuğu türünü seçerek mağaraya taşıması. Hayatta kalma mücadelesinin son derece zorlu olduğu bir dönemde sizce bu davranış, estetik beğeni, sembolik düşünce ve soyutlama yeteneğinin evrimi hakkında bize ne söylüyor? Neandertalleri de bu açıdan yeniden değerlendirmemiz gerekir mi?
Besin değeri olmayan Akdeniz kökenli Columbella rustica deniz kabuklarının toplanıp kilometrelerce ötedeki mağaraya taşınması, hayatta kalma mücadelesinin ötesinde estetik bir beğeni, sembolik bir kimlik ve soyut düşünce yeteneğinin evrildiğini gösterir. Kabukların anatomik olarak hep benzer yerlerinden delinmiş olması veya ateşe maruz bırakılarak kasıtlı renk değişimlerine uğratılması bu soyutlamayı göstermektedir.
Evet, literatürde deniz kabuklarından süs eşyası yapımı sıklıkla Homo sapiens'e mal edilmekteydi. Ancak Üçağızlı II'de bu kabukların delinmiş örnekleri doğrudan Neandertal fosillerini içeren katmanlardan gelmektedir. Bu durum, Neandertallerin de en az modern insanlar kadar gelişmiş estetik ve sembolik düşünceye sahip olduğunu, bölgedeki kaynakları benzer şekilde anlamlandırdıklarını kanıtlayarak literatürdeki Neandertal algısının değişmesine katkı sağlamaktadır.
Üçağızlı II Mağarası, Afrika'dan Avrasya'ya uzanan göç yollarının en kritik bölgelerinden biri olan Levant'ın kuzey ucunda yer alıyor. Bu coğrafya, yalnızca göçlerin değil, farklı insan türleri arasındaki kültürel ve genetik etkileşimlerin anlaşılması açısından neden bu kadar önemli?
Üçağızlı II Mağarası, Afrika, Akdeniz kıyısı ve Avrasya arasındaki geçiş rotasının düğüm noktası olan Asi Nehri deltasına yakın konumdadır. Bu coğrafya, güneyden (Afrika'dan) gelen modern insan dalgaları ile kuzeyden (Avrupa/Avrasya) güneye inen Neandertal popülasyonlarının coğrafi olarak çakıştığı, karşılaştığı ve birbirleriyle hem kültürel alışveriş hem de genetik karışım yaşayabileceği en muhtemel ekolojik sığınak alanıdır. Bu yönüyle küresel göç yollarının kalbi konumundadır.
Mağarada yabani zeytin (Olea), yabani badem (Amygdalus), yabani yulaf (Avena) ve yabani arpa (Hordeum) gibi yenilebilir bitki kalıntıları da buldunuz. Bu bulgular Doğu Akdeniz'de bitki kullanımının evrimine ve avcı-toplayıcı beslenme stratejilerine nasıl katkı sağlayacak? Ya da ilk insanların beslenmesiyle ilgili bilgilerimizi değiştiriyor mu?
İncelenen bitki kalıntıları içerisinde toplanıp düzenli olarak tüketilen tek türün çitlembik (Celtis sp.) olduğu görülüyor. Bunun dışındaki kalıntılar, şimdilik bilinçli bir tüketime işaret etmiyor. Ancak şu an elimizdeki veriler oldukça sınırlı. Dr. Salih Kavak ve ekibi tarafından yürüten detaylı çalışmalar yakın zamanda tamamlandığında; yabani zeytin, badem, yulaf ve arpa kalıntılarının ne amaçla toplandığını çok daha kesin bir şekilde söyleyebileceğiz.
Makalenizde, Fransa'daki Mandrin Mağarası'nda Neandertaller ve Homo sapiensler’in ardışık yaşasalar da tamamen farklı kültürlere sahip olduklarını, ancak Üçağızlı II'de durumun tam tersi olduğunu belirtiyorsunuz. İki bölgenin Neandertalleri arasında nasıl bir davranışsal fark olabileceğini düşünüyorsunuz?
Fransa'da bulunan Mandrin Mağarası’nda Neandertal ve Homo sapiens ardışık yaşasalar da aralarında radikal bir kültürel kopuş bulunmaktadır. Özellikle, modern insanın tamamen farklı bir teknolojiye sahip olmasıyla türler arasında kültürel açıdan belirgin bir farklılık bulunmaktadır. Üçağızlı II Mağarası’nda ise durumun tam tersi olması, iki bölgenin Neandertalleri arasında kültürel farklılık olduğunu düşündürmektedir. Levant Neandertalleri belki de, coğrafi koridorun dinamik yapısı gereği dışarıdan gelen modern insan topluluklarıyla etkileşime girmeye, onlarla teknolojik ve sembolik pratikleri paylaşmaya çok daha açık, esnek ve entegre bir davranış modeli sergilemiştir. Fransa'daki popülasyonlar ise daha izole bir kültürel sınır korumuş olabilir.
Kazılar henüz mağaranın 70 santimetrelik üst dolgu tabakasında yapıldı. Daha derin tabakalarda yeni insan fosilleri ve kültürel kalıntıların bulunabileceğini düşünüyor musunuz? Bunun ipuçları var mı?
Evet, mağaranın geleceğe yönelik potansiyeli bizi oldukça heyecanlandırıyor. Biz şu ana kadar sadece en üstteki 70 cm'lik dolgu tabakasında kazı çalışmalarını gerçekleştirdik ve hem Neandertal hem de Homo sapiens fosilleri, denizel yumuşakça kabukluları, binlerce yontmataş kalıntısı bulduk. Mevcut çalışmalarımız dahilinde mağarada 1 m’lik bir derinliğe ulaşıldı, ancak yeni bulgular daha sonraki çalışmaların verilerini oluşturmaktadır. Dolayısıyla, henüz kazmadığımız alt tabakalarda iki türün kökenlerine ışık tutacak yeni fosillere ve benzersiz kültürel kalıntılara ulaşacağımızı düşünüyoruz.
Üçağızlı II Mağarası kazılarıyla ilgili gelişmeleri kazının resmi instagram sayfasından takip edebilirsiniz.