Türkiye’nin birçok yerinden doğa, tarih, hayvan fark etmeksizin yok ediliş veya talan haberi geliyor. Bu sefer de Bodrum yakınlarında yapımına başlanan Katı Atık Toplama Merkezi bir başka doğa ve tarih alanını tehdit ediyor. Bodrum’a yeni yapılacak bu yeni çöp toplama alanı için seçilen yer, Mumcular beldesinden güneybatı ve kuzey yönünde uzanan bir tepenin yamacı. Bu tepe, etrafı yemyeşil ormanlık yükseltilerle çevrili son derece verimli bir ovalık alana bakmakta.

Bölge Bodrum’un yakın coğrafyasında bakir kalabilmiş nadir doğal alanlardan. Burada Pınarlıbelen, Sazköy, Akdam, Çamarası, Kumköy, Etrim, Karanlık, İnişdibi, Kemer, Tepecik gibi birçok köy de var. Akdam Köyü Katı Atık Toplama Alanı’nın tam altında. Kepçeler, greyderler araziye girse de çalışmalar durdu. Bunun nedeni yeşil örtü kaldırılınca ortaya çıkan, bölgenin antik dönemin kadim halkı Leleglere ait yerleşim kalıntıları. Bu yüzden müze yetkililerinin yaptığı inceleme sonrasında hazırlayacağı rapor bekleniyor.

Sorulması gereken önemli soru, yetkililerin bu yeri çöp toplama alanı olarak seçerken tarihi kalıntılardan haberlerinin olup olmadığı. Zaten buraya çok yakın İrmene Köyü’nde yapılan golf sahası birçok tarihi yapıyı yok etmiş durumda. Golf sahasının yapımından önce burada definecilerin çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış bölgeye özgü yeraltı mezar odaları bulunuyordu. Şimdiyse bu alanın üzerinde golf oynanıyor. Birbirine çok yakın bu iki bölgede projeler farklı olsa da sonuç aynı görünüyor: Yok etmek. Rapor henüz hazırlanmasa da şu bilgiyi verelim. Şu an çöplük yapılmak istenen tepelik alanın nerdeyse tümü Leleg yerleşim kalıntılarıyla dolu. Sadece araziyi kaplayan yeşil örtü yüzünden görünür değiller. Ağaçlar kesilip dozerler ilerlerse hepsi yok olabilir.

Bodrum, bağlı olduğu Muğla il merkezinden daha büyük bir ilçe. Böyle bir yerleşimin çöpü de doğal olarak sorun yaratacak. Bunun çözümü her yere inşaat yaparak insan yoğunluğunu ve sorunu daha da büyütmek olmamalı. Bodrum’da bugün zaten böyle yoğun bir yerleşimin olmaması gerekiyordu. Yine de görünen o ki yapılaşma devam edecek. Bunun sonunda da yarımadanın ortasında kalan son doğal vaha diyebileceğimiz Girel Köyü ve altındaki zengin tarih çöple kaplanacak.