Bir keşif olarak sunuldu Yeni Dünya’nın fethi. Koca bir kıtanın gaspı ve o kıta üzerinde binlerce yıldır yaşayan insanların toptan imhası, uygarlığın muzaffer ilerleyişinin bedeli sayıldı. Fetih ve soykırımlar, insanlığın gelişimi adı altında sessizce onaylandı. Kolomb geldiğinde sadece Kuzey Amerika’da yaşayan Kızılderili halkların nüfusu on milyondan fazlaydı; tüm kıtada yüz milyon... Yaratılışı çiçeklendiren, hayata ahenk veren Ulu Ruh’un, Yüce Manitu’nun insanları...

Avrupalıların 1492’de başlattığı ölüm yürüyüşü Kızılderilileri 20. yüzyılın başına kadar takip etti. Son Kızılderili direnişi, 1886’da kırıldığında milyonlarca Kızılderili yok edilmiş, yüzlerce dil ve eşsiz kültür yeryüzünden silinmişti. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin hüküm sürdüğü toprakların son beş yüz yıllık tarihi kıyıma uğrayan ve topraklarından edilen Kızılderililerin dinmeyen acılarını taşıyor.