O, fıkralarında kendini varken yok gösterir; bu yüzden yüzyıllardır yokken de var olmuştur. O, ölümden sonrasını hayatın içine katar, geçmişte yaşamışların ve gelecekte yaşayacakların ömürleri arasında kanat hafifliğiyle dolanır. O, kurallı düşünmenin düz mantığını, doğanın savrulgan mantığıyla sınar. Dünyayı güldüren Hoca Nasreddin’i zamansız ve mekânsız, yani ölümsüz kılan, belki tam da bu özelliğidir.