İzmit'i Akçaova üzerinden Ağva’ya bağlayan günümüz karayolu boyunca sağlı sollu birçok köy geçilir. Coğrafya çok güzel ve etkileyicidir. Görülen köyler ilk bakışta ufak sıradan yerleşimler olarak fazla ilgi uyandırmaz. Ama bu köylerin içine girip sokaklarında dolaşır veya arazilerinde ufak yürüyüşler yaparsanız şaşıracağınıza emin olun. Muhteşem ama hakkında çok az bilginin bulunduğu bir antik dönem tarihinin kalıntıları sizi karşılayacaktır. İşte eski ismi Göğüşler olan Akçağıl Köyü de bu yerleşimlerden sadece biri. Köyün çeşmesi devşirilen lahit kapaklarından yapılmış, evlerin samanlıklarında üzeri yazıtlı görkemli lahitler var. Meydanında, sokaklarında antik dönemin görkemli yapılarına ait yapı taşları her an karşınıza çıkar. Sütun kaideleri veya tamburlar köylüler tarafından bahçelerine veya kapı girişlerine süs olarak konulmuş. İlk soru, acaba bunlar bir yerden mi buraya getirildi olur. Bunun kısmen cevabı köyün hemen güneyinde kalan hafif tepelik alandadır. Buraya gidildiğinde orijinal yerinde nerdeyse iki bin yıldır duran, kaideli, kapağı üstünde bir lahit mezar zamana direniyor. Köydeki diğer mezar kalıntılarıyla birleşince denilebilir ki burada esaslı bir antik dönem nekropol alanı vardı. Hele arazinin başka yerlerinde önünüze çıkan lahit kapakları düşünülürse. Bu durumda ikinci soru akla gelir. Bu nekropol alanının ait olduğu yerleşim neresi? Şu an için bunun cevabını vermek mümkün değil. Belki toprak altında kendini gizliyor. Ama çoğunluğu geç Roma dönemine tarihlenen bu kalıntılar burada bir zamanlar oldukça gelişmiş bir antik dönem yaşantısının varlığına işaret ediyor.