Türkiye’nin ilk doğa tarihi müzesini, bilim tarihine Macarlı Miralay Abdullah Bey adıyla geçmiş bir Avusturyalı İstanbul’da hizmete açmıştı. Müzede Anadolu coğrafyasının çeşitli diyarlarından getirilen yüzlerce böcek, bitki ve fosil vardı. Asıl adı Karl Edward Hammerschmidt olan bu entelektüel adamın hikâyesini, Murat Erdin’in Tarihçi Kitabevi'nden çıkan deneme kitabı Dünya Hâlâ Büyük Yaşam Hâlâ Kısa’dan öğreniyoruz.

Macarların 1848'de başlattığı Viyana Ayaklanması’na katılan Hammerschmidt, ayaklanma bastırılınca önce Macar ordusuna katılıp Transilvanya Savunması’nda savaşmış; yenilgi sonrası, hayatını kurtarabilmek için Osmanlı'ya sığınmıştı. Hammerschmidt İstanbul’da önce Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye atanmış, ardından Şam’daki bir askeri hastaneye miralay rütbesiyle tayin edilmiş. İmparatorlukta yükselebilmek için Müslümanlığı kabul etmiş ve Abdullah adını almış. 1855’te Kırım Savaşı’nın bitmesine doğru İstanbul’a çağrılmış. Önce Gülhane, sonra Haydarpaşa Hastanesi’nde çalışmış.

Türkiye’nin İlk Doğa Tarihi Müzesi 1

Karl Edward Hammerschmidt.

Tıbbiye Mektebi onu 1870’te bünyesinde bir Doğa Tarihi Müzesi kurmakla da görevlendirilmişti. Müzenin resmi adı Le Musée d’histoire Naturelle d’école Imperiale de Medicine a Constantinople idi. Abdullah Bey Avrupa’daki kişisel saygınlığını kullanarak müze için Viyana’dan 27 sandık eser ve 249 kitap getirtmiş. Bu sandıklarda 12.000’e yakın örnek mineral, 3.000’e yakın örnekli bitki, 5.900 böcek ve 2.500 kadar zooloji fosili bulunduğu kayıtlarda mevcut.

Bugün Türkiye’de bu ölçekte bir Doğa Tarihi Müzesi hâlâ yok.

Daha sonra Abdullah Bey’in başına gelen ilginç hikayeyi Murat Erdin’in kitabından okuyun.