Montessori eğitiminin sonuçları üzerine yapılan ilk boylamsal çalışmaya göre bu yöntemin anaokullarında eğitim gören çocuklar okulda geçirdikleri zamandan daha fazla keyif alırken daha iyi akademik performans ve sosyal anlayış gösteriyor. Çalışmada ABD’nin Connecticut eyaletindeki Montessori anaokulları veya geleneksel anaokullarına devam eden çocuklar üç yaşından altı yaşına kadar çeşitli akademik ve sosyal değerlendirmelerden geçti. Frontiers in Psychology dergisinde yayınlanan bu çalışmanın en çarpıcı bulgusu, düşük gelirli ailelerin çocuklarının yüksek gelirli ailelerin çocuklarıyla benzer akademik başarı gösterebilmesi oldu. Öğrenme bozuklukları ve depresyon gibi yürütücü işlev bozuklukları olan çocuklar da Montessori anaokullarından aynı şekilde faydalandı. Buna göre iyi uygulanan Montessori eğitimi dezavantajlı çocukların akademik potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olacak etkili bir yol. Hayatın ilk altı yılı çocuğun beyin gelişiminde büyük önem taşıyor, dolayısıyla bu donemde aldığı iyi bir anaokulu eğitimi hayatının geri kalanında çocuğa yardımcı olmaya devam ediyor. Tüm Montessori okullarının mı, yoksa sadece yüksek nitelikli Montessori yöntemlerinin uygulandığı okulların mı bu etkileri yarattığı konusu hakkında araştırma devam edecek. Bir diğer olasılıksa Montessori okullarının daha iyi öğretmenleri bünyesine çekebilmesi. Buna bağlı olarak Montessori öğretmen yetiştirme programlarının eğitim sonuçlarına nasıl katkıda bulunduğu da incelenecek.

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi 1900’lü yılların basında İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori tarafından geliştirildi. Çocuklarda hem sosyal hem akademik becerileri geliştirmeyi amaçlayan Montessori yönteminin ümit vaat eden bir eğitim yaklaşımı olduğu önceki bazı araştırmalarda gösterilmişti. Geleneksel okullardan farklı olarak Montessori sınıflarında her çocuk özgürce hareket ederek bağımsızlaşıyor, kendi gelişimsel yeteneğine uygun bir dizi eğitsel etkinlikten birini seçebiliyor ve performansı karşılığında not ya da ödül almıyor; kendi içsel başarma duygusuyla azmediyor.