Yapay zekâ geliştikçe insanların yaptığı, özellikle de programlı ve tekrar eden işleri teker teker üstleneceği, bunun da işsizlik ve sosyal eşitsizliği artıracağı öngörülüyor. Bu koşullar altında ortaya çıkan yeni mesleklerinse çok daha fazla yaratıcılık gerektireceği düşünülüyor. Bu durumla başa çıkmanın etkili yollarından biri eğitim olabilir. Bunun için öncelikle eğitimde oldukça ihmal edilen yaratıcılığa gereken önem verilmeli ve yaratıcılığı teşvik eden eğitim programları tasarlanıp paylaşılmalı. Böylelikle öğrenciler daha fazla araştırmaya dönük yollarla öğrenebilir, bağımsız düşünmeyi benimseyebilir ve yaratıcılığı birincil hedef haline getirebilir. Bu yenilikçi programlara tüm çocukların erişebilmesi de önemli. Çünkü pek çok ülkede düşük gelirli ailelerin çocukları eğitimden mahrum kalıyor, bu da şüphesiz sosyal eşitsizlik sorununu büyütüyor. Yeni teknolojiler sayesinde bu sorun çözülebilir. İnternet dersleri ve çevrimiçi uygulamalarla öğrencilere ücretsiz veya düşük ücretli eğitim verilebilir, yapay zekâ teknikleriyle öğrenciler tek başlarına öğrenmeyi öğrenebilir. Dördüncü sanayi devriminde yenilikçi eğitim teknolojileri sayesinde dünya üzerinde çok daha fazla çocuk eğitim görüp daha güzel bir geleceği paylaşabilir.