Çoğunluğu Oxford Üniversitesi’nde çalışan İngiliz ve Danimarkalı bilimciler, İber Yarımadası ve çevresindeki ekonomik ve demografik değişimleri Grönland’ın buzul katmanlarında takip etmeyi başardı. Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi (PNAS) tarafından yayımlanan disiplinler arası çalışma, milattan önceki dönemden yakın geçmişimize dek süre gelen kurşun ve gümüş salınımlarını buzullardan takip ediyor ve bu değerleri tarihsel gerçeklerle örtüştürüyor.

Grönland buzullarındakini ağır metal kirliliği özellikle kurşun ve gümüş ekonomik faaliyeti izlemenin etkin göstergesi. Zira gümüş, para yapımında kullanılan değerli bir metal. MÖ 1000 yılından sonra tarihte kurşun salınımlarının artmaya başladığı görülüyor ki bu tarih aralığı Fenikelilerin Batı Akdeniz’deki yayılışıyla paralellik göstermekte. MÖ 400 - 200 yılları arasındaki artış Kartaca ve İspanya’daki Roma devriyle örtüşüyor. Hatta savaş dönemlerinde ağır metal salınımlarında düşüş gözleniyor. Mesela MÖ 208 yılında gerçekleşen 2. Punic Savaşı’nda Roma’nın Kartaca maden kolonilerini kapatması sert bir kırılım yapıyor.

MS 165 - 198 yılları arasındaki Antonine vebasıyla azalan nüfusla beraber maden üretimi düşüş trendine giriyor. Bundan sonraki birkaç yüzyıl, MÖ 900’lü yıllardan beri en düşük metal emisyonlarının gözlendiği dönem oluyor. Tam toparlanacakken Kıbrıs vebası bir kez daha ekonomik aktivitenin dip yapmasına yol açıyor ve Antonine vebasının etkisi ancak MS 750 yılında başladığı noktaya ulaşıyor.

Grönland Buz Çekirdeği projesinin, son üç yüz yıldaki küresel metal üretimiyle paralellik gösteren bulguları halihazırda yeni bir bilgi ve doğrulama kaynağı olarak tarihçilerin dikkatini çekiyor. Bu veri seti, tarihi kaynaklarla doğrulanıp beraber yorumlandığında Roma İmparatorluğu’nun ekonomisine dair gerçeklerin ortaya çıkmasına olanak sağlıyor. Mesela Roma dönemindeki kurşun üretim miktarının ortaçağın ikinci yarısına aşılamamış hatta Roma cumhuriyet döneminde Roma İmparatorluğu’ndan daha fazla üretim yapıldığı ve imparatorluk hükümranlığı boyunca üretimin sabit kaldığı görülüyor. Üstelik bu tarihsel süreci izlemek için MÖ 1800 ve MS 800 yılları arasını temsil eden sadece on sekiz örnek kullanılmış.