Bundan sekiz bin yıl önce akbabalara dair ilk tasvir Çatalhöyük’te ortaya çıkar. Başsız insanlara saldırır halde betimlenen akbaba, cansız dokuları yiyerek ölünün temizlenmesine yardımcı olur. Tübingen Üniversitesi’nden Prof. Nicholas J. Conard’ın bölgede bulduğu, bir kızıl akbabanın ön kol kemiğinden yapılmış flüt, radyokarbon testi sonucu 35 bin yaşında çıktı.


Kanat açıklığı iki buçuk metreyi aşan, Türkiye’de yaşayan dört akbaba türünün en büyüğü olan kızıl akbaba (Gyps fluvus), Anadolu’daki binlerce yıllık doğa insan ilişkisinin de en anlamlı kahramanlarından biri. Hayatta kalmak için öldürmek yerine leş yiyen kızıl akbabalar aynı zamanda çobanlara binlerce yıldır arkadaşlık ediyor. Isparta’nın Senirkent ilçesinde yaşayan ve doksan yaşına yaklaşan Ali Rıza Gökçetin, yörede kızıl akbaba kemiğinden kaval yapıp çalan son çobanlardan biri. Çobanlar ölen hayvanlarını kızıl akbabaya, kızıl akbabaysa çobanlara ön kol kemiğini vermiş. Kızıl akbaba konusunda yörede uzun yıllardır araştırmalar yapan Yrd. Doç. Dr. Yasemin Öztürk, kökleri oldukça eskiye dayanan bu geleneğin, yaylacılığın azalmasıyla birlikte yok olmaya yüz tuttuğuna dikkat çekerek bu zenginliğin unutulmaması gerektiğini söylüyor.


Son olarak 4-6 Mart tarihleri arasında Burdur’da gerçekleştirilen ‘I. Teke Yöresi Sempozyumu’nda Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Gölhisar Meslek Yüksek Okulu Ormancılık ve Orman Ürünleri Programı Öğr. Üy.  Yrd. Doç. Dr. Yasemin Öztürk, nesli yok olma tehlikesi altında bulunan kızıl akbabalar hakkında bir bildiri okudu.


Göklerin Hâkimi Kızıl Akbaba’nın Kaval’a Uzanan Öyküsü başlıklı bildirisinde Öztürk, Türkiye’de bulunan dört akbaba türünden biri olan ve kayalık arazilerde yaşamını sürdüren kızıl akbabanın yalnızca leşle beslenmesinden dolayı doğal dengenin korunması için oldukça önemli olduğuna değindi: “Isparta ve Burdur yöresinde bulunan çobanlar kızıl akbabanın ön kol kemiğinden kaval yapmaktadırlar. Bu çalgıyı eski zamanlarda hayvan gütmede kullanmışlardır. Sayı azalsa da bu halen devam etmektedir.”


Son Çobanlar

Isparta’nın Senirkent ilçesinde yaşayan ve doksanına merdiven dayayan Ali Rıza Gökçetin’in, kızıl akbaba kemiğinden yapılma kavalı çalan son çobanlardan biri olduğunu belirten Öztürk şu ifadeleri kullandı: “Uzun yıllar boyunca yaylacılık geleneğini sürdüren ve çobanlık mesleğini icra eden Ali Rıza Bey, eskiden çok yaygın olan bu geleneğin son yıllarda kalmadığını belirtmiştir. Bu duruma paralel olarak kaval yapımında ve çalınmasında azalmalar meydana gelmiştir. Bu yöresel zenginliğin unutulmasının çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları bölgede yaşayan kızıl akbaba sayısının düşmesi, çobanlık mesleğinin yok olma derecesine gelmesi, yaban hayatında yaşanan olumsuzluklardan dolayı türlerin azalmasıdır.”