Zeytinlikler Valilere Emanet

Zeytinlikleri sanayi yatırımlarına açacak olan yeni kanun tasarısıyla Türk zeytinciliğini nasıl bir gelecek bekliyor?

Yazı : Yusuf Yavuz

2017-05-26

Zeytinliklerin sanayi tesislerine açılmasını öngören kanun tasarısına bir tepki de Ziraat Mühendisleri Odası’ndan (ZMO) geldi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile zeytinliklerin ve meraların yeni bir saldırının hedefinde olduğuna dikkat çeken ZMO’nun konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeler yer alıyor: “Tasarıyla 3573 sayılı Kanunda ekleme ve değişiklikler yapılıyor. Tasarıda 3573 sayılı Kanunun 1`inci maddesine zeytinlik saha ve kurul tanımları ekleniyor. Dekarda 15 ağaçtan daha az ağacın bulunduğu sahalar, zeytinlik sahası dışında tutularak, kanunun zeytinlik alanlar için öngördüğü korumacılıktan mahrum bırakılıyor. Ülkemizde geleneksel olarak daha önce kurulmuş zeytinliklerde dekara dikilmiş olan ağaç sayısı 10-12’dir. Tasarı ile zeytinlik saha için 15 ağaç sınırı getirilmesi yeni alanlar için sorun olmasa da, kadimden beri zeytinlik olan, yaşlı ağaçların bulunduğu sahalarda önemli sorunlara ve telafi edilemez tahribatlara yol açacaktır.”

Sanayi üretiminin geliştirilmesini amaçlayan kanun tasarısının sanayi üretiminin önünü açarken, tarımsal üretimin can damarları olan zeytinlik ve meraların geleceğini tehdit eden düzenlemeler içermesine yönelik kamuoyundan yükselen tepkiler sürüyor.

 

6 Kez Değiştirilmek İstenen Zeytin Kanunu Yine Gündemde

Tasarının getireceği tahribatlara dikkat çeken bir açıklama yapan Ziraat Mühendisleri Odası, zeytinliklerin kullanım ve koruma koşullarını belirleyen, ‘3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’da bugüne kadar tam 6 kez değişiklik yapılmak istendiğini ancak zeytinliklerin farklı amaçlarla kullanımına yönelik talepleri içeren bu değişikliklerin kamuoyunun tepkisi yüzünden gerçekleştirilemediği kaydedildi.

17 Mayıs tarihinde Başbakan Binali Yıldırım’ın imzasıyla TBMM Başkanlığına gönderilen ve ilgili komisyona havale edilen tasarıyla, 3573 sayılı kanunda bazı ekleme ve değişiklikler yapılıyor. Tasarıda 3573 sayılı Kanunun 1’inci maddesine ‘zeytinlik saha’ ve ‘kurul’ tanımları ekleniyor. Dekarda 15 ağaçtan daha az ağacın bulunduğu sahalar, zeytinlik sahası dışında tutularak, kanunun zeytinlik alanlar için öngördüğü korumacılıktan mahrum bırakılıyor.

Türkiye’de geleneksel olarak daha önce kurulmuş zeytinliklerde dekara dikilmiş olan ağaç sayısının 10-12 olduğuna dikkat çekilen ZMO açıklamasında, tasarı ile zeytinlik saha için 15 ağaç sınırı getirilmesi yeni alanlar için sorun olmasa da, kadimden beri zeytinlik olan, yaşlı ağaçların bulunduğu sahalarda önemli sorunlara ve telafi edilemez tahribatlara yol açacağı uyarısında bulunuldu.

 

Her İlde Valinin Başkanlığında Kurullar Oluşturulacak

Tasarıyla getirilen bir diğer tanımın da, zeytinlik sahası bulunan her ilde valinin başkanlığında dokuz kişiden oluşan ‘zeytinlik sahaları koruma kurulu’ olduğuna işaret edilen ZMO açıklamasında, “Bu Kurul 2005 yılında çıkan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile getirilen ve tarım topraklarını korumak yerine toprak dağıtma kurulu gibi çalışan ‘İl Toprak Koruma Kurullarını’ hatırlatmaktadır. Ancak yapısına ve işlevine bakıldığında, şikâyetçi olduğumuz Toprak Koruma Kurullarının bile gerisine düşüldüğü açıkça görülmektedir. Toprak Koruma Kurullarında üye olarak yer alan ve tarım topraklarının korunması konusunda mücadelesini başarılı bir şekilde yapan odamıza, bu başarısının karşılığı (!) olarak, zeytinlik sahaları koruma kurullarında yer verilmemiştir” denildi.

Zeytinliklerle ilgili kurulması planlanan kurulun, Ziraat Odası ve ziraat fakültesi dışındaki üyelerinin, valinin emrinde yer alan; Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığının il müdürlüklerinden oluşacağına dikkat çekilen açıklamada, “Kurulda bunlara ilave olarak Ziraat Fakültesi, Ziraat Odaları ve GTHB Araştırma Enstitüleri'nden birer üye yer almaktadır. Böyle bir kurulda Valinin istediği bir kararın çıkmaması söz konusu değildir” ifadelerine yer verildi.

 

Kanun Taslakları Tartışılmadan, Gizlilik İçinde Hazırlanıyor

Dokuz kişiden oluşacağı belirtilen zeytinliklerle ilgili kurulun, kimi illerde 7 veya 8 kişi olabileceği kaydedilen ZMO açıklamasında, “Bu tip kanun taslakları yeterince tartışılmadan, adeta gizlilik içinde yapıldığı için, yanlışlık ve hatalar içermektedir. Tasarıyı hazırlayanlar, her ilde ziraat fakültesi bulunduğunu sanmaktadır. Ülkemizde 39 ilde 40 ziraat fakültesi bulunmaktadır. Ağaç sayısı bakımından ilk on sırada yer alan Manisa, Mersin ve Gaziantep’te Ziraat Fakültesi bulunmamakta, Balıkesir (Bandırma) ve Muğla’da (Fethiye) kurulu fakülteler de ise henüz öğrenim başlamamıştır” denildi.

14 ilde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı ‘araştırma enstitüsü’ adını taşıyan toplam 18 araştırma enstitüsü bulunduğu kaydedilen açıklamada, “Araştırma enstitüsü dışında 24 ilde kurulu 26 araştırma istasyonu bulunmaktadır. Çok belirgin örnek olarak sadece Hatay ve İzmir’de bulunan ve zeytincilikle ilgili çalışmalar yürüten Bakanlık teşkilatlarının adı ‘Zeytincilik Araştırma İstasyonu Müdürlüğü’dür. Taslakta araştırma enstitüsü ifadesi yer aldığı için, bu kurumlar doğrudan konuyla ilgili oldukları halde, kurulda yer alamayacaktır” görüşüne yer verildi.

Söz konusu taslak ile kastedilen enstitülere, araştırma istasyonu müdürlükleri de dâhil edilecekse, ifadenin ‘araştırma kuruluşu’ olması gerektiği vurgulanan ZMO açıklamasında, şu ifadelere yer verildi: “Ancak böyle bile olsa, yine de sorun bulunmaktadır. Zeytin ağaçlarının yüzde 15’inin bulunduğu Aydın’da bulunan araştırma kuruluşları Pamuk ve İncir Araştırma İstasyonu Müdürlükleridir. 2016 yılı zeytin üretiminin yüzde 10’unun gerçekleştiği Balıkesir’deki tek araştırma kuruluşu Koyunculuk Araştırma İstasyonu Müdürlüğüdür. Zeytin ağacı sayısının yüzde 10’unun bulunduğu Muğla, yüzde 6’sının bulunduğu Bursa, yüzde 3’ünün bulunduğu Çanakkale ve yüzde 2,5’inin bulunduğu Kilis’te bakanlığa bağlı hiçbir araştırma kurumu bulunmamaktadır.”

Yürürlükteki 3573 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde zeytinlik alanlara hayvan sokulması yasak iken, hazırlanan yeni tasarıda ‘hayvan otlatılması yasak’ ifadesine yer verildiğinin de altı çizilen açıklamada, şöyle denildi: “Böylelikle zeytinlik alanlara hayvan girdiğinde, ‘otlamıyordu’ gerekçesi ile yasaklamanın suiistimal edilmesine yol açılacaktır. Yine mevcut Kanunda zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasak iken tasarıda bu yasaklama kaldırılmıştır.

 

Kamu Yararı Gerekçesi Her Türlü Faaliyeti Kapsıyor

3573 sayılı Kanunun 20’nci maddesinde ‘Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez’ hükmü yer almaktadır. Tasarıda, birçok düzenlemede yasaklamaları delmek için kullanılan ‘alternatif alan bulunmaması’ ve ‘kamu yararı kararı’ bulunması gerekçelerine yer verilmiştir. Mevcut durumda ‘zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi’ için verilen izin, ‘bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar’ olarak, her türlü faaliyeti kapsayacak hale getirilmektedir.

Tasarıda zeytinyağı fabrikaları ile tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının iznine bağlı olması zorunluluğu devam etmektedir. Ancak ‘bakanlıklarca kamu yaran kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir’ ifadesinin açık olmaması, bu ifadeyle zeytinyağı fabrikaları ile tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi dışındaki faaliyetlere de bakanlık tarafından izin verilebileceği anlaşılmaktadır.

Tasarı ile getirilen Zeytinlik sahaları koruma kurulunun görevleri arasında yatırım izinleri verilmesi yer almamıştır. Kurulun yetkisi, yatırım taleplerine ilişkin görüş bildirmekle sınırlıdır. Tasarıda yatırım izinlerinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verileceği, Bakanlığın bu yetkisini, gerektiğinde valiliklere devredebileceği öngörülmüştür. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın izin yetkisini valiliklere devretmesi durumunda, valilikler kendi başlarına izin verebilecektir. Kurulun yatırıma ilişkin görüşünün bağlayıcılığı bulunmamaktadır.

Tasarıda izin verilenlerin kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis suresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlü olmaları hükmüne yer verilmişse de, yapılaşmayı içeren bir faaliyet sahasının, eski vasfına getirilmesinin çoğu zaman mümkün olmayacağı açıktır. Tasarıda zeytin ağaçlarını izinsiz kesenlere veya sökenlere ağaç başına iki bin Türk Lirası idari para cezası öngörülmektedir. Zeytinlik sahalara ilişkin dekarda 15 ağaç kıstası dikkate alındığında, bir alanda dekarda 15’den fazla olan ağaçların kesilerek, tespiti halinde kesilen ağaçlar için ağaç başına iki bin TL ödenerek, o alanın zeytinlik saha dışına çıkarılması mümkün olabilecektir. Tasarıda bunun önlenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.”

 

Tasarıyla Meralara Yeni Bir Tehdit Daha Geliyor

Komisyonda görüşülmesinin ardından onaylanması beklenen söz konusu tasarının 30.maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasına (i) bendi eklendiğine dikkat çekilen ZMO açıklamasında, ‘Mera Kanununun Tahsis Amacının Değiştirilmesi’ başlıklı bu maddenin, kanun ilk çıktığında mera alanlarının tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin istisnaları kapsarken, sürekli yeni eklemelerle meraların başka amaçlarla kullanılmasının dayanağı haline geldiği öne sürüldü.

Tasarıdaki değişiklikle, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının talebi ile Organize Sanayi Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ile yerleşim yerleri içinde bulanan sanayi siteleri ve münferit işletmelerin yerleşim yeri dışına çıkarılması için, tahsis amacı değişikliği yapılır hükmü getirildiği kaydedilen ZMO açıklamasında, “Ayrıca bu kapsamda tahsis amacı değiştirilen meralar için ödenmesi gereken 20 yıllık ot bedeline de muafiyet getirilmektedir. Meralara ilişkin yapılan bu değişiklikler, son yıllarda krizden bir türlü çıkamayan hayvancılığımız için büyük bir tehdittir. Aynı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, mera hayvancılığının geliştirilmesi hedefiyle büyük bir çelişki oluşturmaktadır” denildi.

 

Her derde çare olarak sunulan ‘Milli Tarım Projesi’nin, zeytinlikleri ve meraları kurtarması çağrısında bulunulan açıklamada, “Neredeyse güneşin doğuşunu, yağmurun yağmasını Milli Tarım Projesi faaliyeti olarak sunacak olan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını, söylemleri bırakıp, tarım alanlarımıza ve meralarımıza yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için harekete geçmeye çağırıyoruz” görüşlerine yer verildi.

 

Facebook/MAGMA
Twitter/MAGMA
Instagram/MAGMA